YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3021
KARAR NO : 2021/3416
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.09.2017 tarih ve 2015/367 E- 2017/450 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.03.2019 tarih ve 2018/860 E- 2019/275 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı SBT Yatırım San. ve Tic. A.Ş ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalıların müşterek müteselsil kefil olduklarını, kredinin ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borç için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının alacağını tahsil için iki ayrı icra takibi daha başlattığını, o takiplerin iptali için açılan davada takiplerin iptaline karar verildiğini, aynı alacaktan kaynaklı iki icra takibinin iptalinin dava konusu icra takibini hukuka aykırı hale getireceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı şirketin davacı ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca ticari kredi kullandığı, davalıların bu sözleşmenin müşterek müteselsil kefili olarak borcun tamamından sorumlu olduğu, sözleşme içeriğine göre takip tarihi itibariyle davalıların temerrüdünün sabit olduğu ve bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek olduğu gerekçesiyle davacının nakit alacak talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile gayri nakdi alacak yönünden de takibin devamına davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davacının genel kredi sözleşmesi gereği temerrüt tarihindeki temerrüt faizini bildirmediği, davacının bilirkişi raporunda belirlenip uygulanan temerrüt faizinden daha fazla faiz uygulanması gerektiğine ilişkin bilgi ve belge sunmadığı, dava değeri üzerinden kabul ve ret miktarı göz önünde tutularak taraflar lehine nispi vekalet ücreti hükmetmek gerektiği, gayri nakdi alacak için ise maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği ve kabul edilen nakdi alacak üzerinden nispi, gayri nakdi alacak üzerinden ise maktu harç alınması gerektiği, infazda tereddüte meydan vermemek için gerekçeli kararın hüküm fıkrasında itirazın iptaline konu icra müdürlüğünün dosyası ve esas numarasının belirtilmesi gerektiği, harç ve infaza kabil hüküm oluşturmanın kamu düzeninden sayıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ve gayri nakdi ve red edilen nakdi alacak bakımından taraflar lehine vekalet ücretinin istinaf karar tarihindeki tarifeye göre düzenlenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.