Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3023 E. 2021/3418 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3023
KARAR NO : 2021/3418
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2014/467 E. – 2017/1228 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/1106 E. – 2019/689 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete icra dosyasını temlik eden şirketin, davalılardan … ile olan ticari ilişkileri nedeniyle verdiği bonolar ve çekleri ödemediğini, diğer davalının da davalı … Kaçmazın borçlarının teminatı olarak ipotek verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe davalıların haksız itiraz ettiklerini ve icra dosyasının 10.4.2013 tarihli temlikname ile temlik alındığını belirterek davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı … ile dava dışı Kodamanlar Ev Gereçleri.. Ltd. Şti. arasında 2008 yılında başlayan ticari ilişkiye teminat olarak, diğer davalının taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak davalı … tarafından 2010 yılında borcun ödenerek ibra metninin fakslandığını bu nedenle herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkmesince yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça ipotekli alacağa konu edilen bonolar ve çeklerin ciro edilerek davalı tarafa verildiği ancak çeklerin bedellerinin tahsil edilemediği, borcu ödediğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine alan davalının bu savunmasını ispatlayamadığı, öte yandan davalı tarafça borcun 70.988-TL’lik kısmının kabul edildiği ve davacının bu tutar üzerindeki alacak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, TMK’nun 887. maddesinin “İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.” şeklinde düzenlenmiş olduğu, aynı zamanda asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu, buna göre borçtan şahsen sorumlu olmayan bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna, asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliğinin gerekli olduğu ve bu husus takip ve dava şartı olduğundan re’sen gözetilmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde ihtarname gönderilmediğinden geçerli bir icra takibinin ve bu davaya özgü dava şartının bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.