Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3029 E. 2021/2838 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3029
KARAR NO : 2021/2838
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.03.2017 tarih ve 2016/33 E. – 2017/213 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2017/2613 E. – 2019/708 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıdan aldığı 625 adet ABS sensörünün bedeli ödenmediği için davacının başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu malların davalının davacıdan olan alacağının teminatı olarak davalıya verildiği ve satılması halinde satış bedelinin davalı alacağından düşülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının söz konusu malların zorla alındığı yönünde şikeyetçi olması üzerine davalı şirket yetkilisi hakkında açılan davada beraat kararı verildiğini, davalının satış için teklif vermesine rağmen malların Türkiyedeki araçlara uyumlu olmadığı için satılmadığını davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davaya konu malların davalı şirket yetkilisi ve çalışanı tarafından çalındığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu açılan ceza davasında dinlenilen tanıkların malların davalının alacağının teminatı olarak verildiği ve satıldığında satış bedelinin davalı alacağından düşüleceğinin kararlaştırıldığı yönünde beyanda bulunduğu, mahkemece davalı şirket yetkilisi ile çalışanının beraatine karar verildiği, davalı şirket tarafından davacı hakkında Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2014/594 sayılı ve 2014/12267 sayılı dosyalarında icra takibi başlattığı her iki dosyanın da tahsilat yapılarak kapatılmadığının görüldüğü, davaya konu malların davalının davacıdan alacağına teminat olarak verildiği ve satıldığında satış bedelinin alacaktan düşülmesinin kabul edildiği, ancak mallar satılmadığından herhangi bir alacak talebinde bulunulamayacağı, davacının takibinde kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının Cumhuriyet Savcılığına davalı yetkilileri hakkında dava konusu sensörleri zorla aldıklarından bahisle suç duyurusunda bulunduğu, yargılama sonucunda bu kişiler hakkında beraat kararı verildiği, ceza dosyasında alınan tanık ifadelerinden söz konusu sensörlerin davalının, davacıdan olan alacağının teminatı amacıyla verildiği, satılması halinde borçtan düşüleceği konusunda anlaşmaya varıldığının anlaşıldığı, davacı taraf Cumhuriyet Savcılığına 27.05.2014 tarihinde şikayette bulunduğu, 13.01.2015 tarihinde icra takibini başlattığı, bu davayı ise 15.01.2016 tarihinde açtığı, yani davacı taraf önce 625 adet sensörün çalındığını iddia ettiği, daha sonra bu konuda takip yaptığı ve daha sonra itirazın iptali davası açtığı, dolayısıyla ceza dosyasındaki vakıa ile hukuk dosyasındaki vakıa aynı vakıa olduğundan, ceza dosyasındaki tanıkların beyanlarının esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
24.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.