YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3073
KARAR NO : 2021/3887
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.11.2016 tarih ve 2014/660 E- 2016/835 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.03.2019 tarih ve 2017/1917 E- 2019/491 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Phılips marka televizyonların Türkiye ithalatçısı olup, Philips marka televizyonların yurt içinde bayi, elektronik market vb. alıcılara toptan satışını gerçekleştirdiğini, davalı şirketinde davacıdan satın aldığı ürünleri 3. kişilere sattığını, davaya konu 83 adet Philips marka televizyonun davalıya, davalınında sipariş edip satın aldığı bu televizyonları dava dışı … firmasına sattığını, davalının bildirdiği adrese satılan malların 29.08.2013 tarihinde tesliminin gerçekleştiğini, 02.09.2013 tarihli faturanın düzenlendiğini, davalının bu faturayı 16.09.2013 tarihinde ihtarnameyle iade ettiğini, fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu fatura içeriğindeki malların davacının doğrudan anlaştığı dava dışı … firmasına satıldığını,davacının perakende satış yetkisi olmadığından dava dışı alıcıyı kendilerine yönlendirdiğini, davacının kabul etmesi üzerine dava dışı şirketin vadeli çekle ödemesinin davalı tarafından kabul edildiğini, ayrıca emtianın tesliminden davacı şirketin sorumlu olduğunu, ancak teslimatın gereği gibi yerine getirilmediğini, vadeli çeklerin karşılıksız çıkması üzerine gönderilen faturanın satıştan sorumlu olmayan davalı tarafından iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalının, davacıdan alınan 83 adet televizyonu dava dışı … Nak. İnş.ve Yapı.. Ltd. Şti.ne 29.08.2013 tarihli fatura ile sattığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan bu fatura karşılığı dava dışı şirketten çekler aldığı ve bu çeklerin karşılıksız kaldığı,davacının 83 adet televizyonu fatura karşılığında davalının bildirdiği adrese teslim ettiği, takibin dayanağı olan faturanın davalı tarafından kabul edilip 8 günlük yasal süre dolduktan sonra iade edildiğinden fatura içeriğiyle bağlı olan davalının fatura miktarını ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacının takibe konu faturayı davalıya gönderdiği, faturanın 02.09.2013 tarihinde davalı tarafından teslim alındığı ancak 16.09.2013 tarihinde iade edildiği, davacının malları davalının talebi üzerine ve davalının bildirdiği adrese teslim ettiği, davalının üçüncü kişiye düzenlediği faturanın ve fatura karşılığı aldığı çeklerin defterlerinde kayıtlı olduğu, çek bedellerinin ödenmemesi üzerine taraflar arasında ihtilaf doğduğu, davalının teslimin usulüne uygun yapılmadığı için bedelin istenemeyeceği savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.744,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.