YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3096
KARAR NO : 2021/4744
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 19.12.2017 tarih ve 2017/41 E. – 2017/451 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.07.2019 tarih ve 2019/783 E. – 2019/896 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının müdürlüğünü yaptığı şirketin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntıdan dolayı, davalının yeni ortak olmayı ve 160.000,00 TL vermeyi taahhüt ettiğini, vereceği paraya teminat teşkil etmesi için bir bono talep etmesi üzerine, davacının boş bonoya imza atarak davalıya verdiğini, davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği gibi bonoyu da iade etmeyerek takibe koyduğunu belirterek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin alacağa istinaden 20.11.2008 vade tarihinde ödemek üzere, davacı ve yine senette borçlu olarak görünen gayri resmi ortağı… tarafından tanzim edilerek davalıya verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya konu bononun kambiyo senedi vasfında olup, bedelin nakten alındığını, senedin teminat senedi olduğu yönünde bir ibare senet üzerinde bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak davalıya teslim edildiği hususunun ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava konusu senet incelendiğinde, bononun zorunlu unsurlarından olan düzenlenme tarihinin bulunmadığı, bu nedenle bono vasfında olmadığı, davacı tarafça bonodaki imza inkar edilmediğinden bononun adi senet olarak kabulü gerektiği, ispat yükü kendinde olan davacının senede karşı senetle ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, bir diğer ifade ile senedin iddia ettiği gibi teminat senedi olduğunu ispat edemediği, mahkemece, 160.000,00 TL bedelli senet yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun ise de, senedin bono olarak nitelendirilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yere mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurularak yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.