YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3099
KARAR NO : 2021/3144
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.06.2017 tarih ve 2014/1722 E. – 2017/569 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.04.2019 tarih ve 2017/3281 E. – 2019/683 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defterlerinde davalıdan her hangi bir alacağının kayıtlı olmadığı, davaya konu faturanın 30.04.2014 tarihli banka hesabına yapılan ödeme kaydı ile kapatıldığının kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerinde var olan bu kayıtla bağlı olduğu, davacının alacağın varlığını ispat edemediği, davacı vekili tarafından tahkikatın tamamlanmasından sonra davalıya yemin teklif edildiğine dair yemin metni sunulsa da yasal süresi içinde sunulan deliller arasında davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı gibi davacının ticari defterlerinde aleyhine yer alan borcun ödendiğine ilişkin kayda karşı yemin deliline başvuramayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 222/3. maddesinde açılış ve kapanış kaydı bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olacağının belirtildiği, buna göre tacirler tarafından tutulan defterler usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın sahibi aleyhine delil olarak değerlendirilebileceği, davacının dava dilekçesinde delillerini sunduğu açıkça banka hesap hareketlerine, yemin deliline ve ticari defterlerinin aksini ispata yarar bir delile de dayanmadığı, dava dilekçesinde ve ayrıca delil listesinde yemin deliline dayanmayan ve sonradan delil gösterebilmesi için HMK’nın 145. maddesinde belirtilen istisnai hallerden birinin mevcudiyetini de ileri sürmeyen davacının ön inceleme aşamasından sonra yapılan son duruşmada yemin deliline dayanmasının artık mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.