YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3105
KARAR NO : 2021/3421
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2018 tarih ve 2018/130 E. – 2018/359 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2019/133 E. – 2019/719 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekil davacı ile davalılardan Çağla Medikal Dan. ve Tur. Tic. San. Ltd. Şti. arasında sözlü olarak dezenfekten satışı hususunda yapılan sözleşmeye istinaden davacının her biri 50.000,00 TL bedelli iki adet çeki davalı Çağla Medikel Dan. ve Tur. Tic. San. Ltd. Şti.ne avans olarak verdiğini, ancak çeklerin karşılığı malların gönderilmediğini, davalı bankaların basiretli davranmayarak ve bu çeklerin karşılığının bulunup bulunmadığını araştırmaksızın davalı Çağla Medikel Dan. ve Tur. Tic. San. Ltd. Şti.ne bu çeklerin karşılığında kredi kullandırdığını, bu nedenle kusurlu ve kötü niyetli olduklarını ileri sürerek davacının davaya konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Burgan Bank A.Ş. vekili, davalı bankanın davalı Çağla Medikal Dan. ve Tur. Tic. San. Ltd. Şti.ne kullandırdığı kredilerin ödemesi olarak davaya konu çeki ciro yolu ile devraldığını, davalı bankanın iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacının bedelsizlik defe’ini davalıya karşı ileri süremeyeceğini, icra dosyasına ödeme yapıldıktan sonra 1 yıllık süre içinde istirdat davasının açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının çeke dayalı şahsi defi’ilerini çeki ciro ile alan 3. kişilere karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davalı bankaya kullandırılan kredinin teminatı olarak verilen çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibi başlatıldığı ve icra dosyasının 14/06/2012 tarihinde Girişim Varlık Yönetim A.Ş.ye devredildiğiden davanın Girişim Varlık Yönetim A.Ş.’ne ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davaya konu çekleri davalı Çağla Medikal Ltd. Şti.ne avans olarak verdiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı bankaların iyiniyetli olup olmadığı esasen değerlendirilmeyeceği gibi bu çeklerin davalı bankalar tarafından kötü niyetle iktisap edildiğine yönelik bir kanıt da bulunmadığı, davacının davasını Girişim Varlık Yönetim A.Ş.’ne yöneltmediği gibi ödenen çek yönünden bir yıllık süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının çekleri verdiği lehtara çekleri avans olarak verdiğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını kesin delille kanıtlayamadığı gibi avans olarak verilen çeklerin bedelsizlik durumu davalı lehtar şirket ile davacı arasında olduğundan, hamil bankaların çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini göstermeyeceği, davalı bankanın kötü niyeti kanıtlanmadıkça, bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunulamayacağı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.