Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3209 E. 2021/5263 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3209
KARAR NO : 2021/5263
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.01.2018 tarih ve 2015/186 E. – 2018/11 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.07.2019 tarih ve 2018/1109 E. – 2019/838 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı asıl borçlu …’a kullandırılan tarımsal kredinin taksitlerinin eksik ödenmesi sebebiyle hesabın kat edilerek, ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredide temerrüdün oluşmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini, davacının kötü niyetle takip başlattığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 12.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, Anamur İcra Müdürlüğü’nün 2014/1705 esas sayılı icra takibine davalılarca yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 61.277,14 TL asıl alacak, 11.833,29 TL işlemiş faiz, 591,66 TL BSMV olmak üzere toplam 73.702,09 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen faiz oranı uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya kullandırılan kredinin geri ödeme planında ana para miktarının yazılı olduğu, faiz, BSMV ve diğer masrafların her yıl yeniden hesaplandığı, kredinin 3. taksitinin vade günü olan 01.06.2013 tarihinde borçlunun ödemesi gereken meblağın ana para, faiz, komisyon ve vergiler dahil 22.284,37 TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ihtarname tarihi olan 25.09.2013 tarihine kadar dava dışı borçlunun ana para borcu dahil olmak üzere toplam 21.805 TL’yi yatırdığı, davacı bankaca 02.09.2013 tarihinde kredinin 61.708,77 TL bakiye ve 8.698 TL faiz üzerinden takip hesaplarına aktarıldığını, 24.09.2013 tarihinde borçlu tarafından faiz borcuna mahsup edilmek üzere 6.805 TL yatırıldığı, davacı bankanın 10.10.2013 tarihli yazısında borç miktarının sistemdeki hatadan dolayı eksik tahsil edildiğinin belirtildiği, yine davacı bankanın 12.12.2013 tarihli yazısında yazı tarihi itibariyle 2.500.- TL olarak eksik yatan miktarın hesaba yatırılması halinde takipte bulunan gelecek yıllara ait taksitlerin takipten çıkartılacağının belirtildiği, borç miktarının yanlış hesaplandığının davacı banka yazıları ile davacı tarafından ikrar edildiği ve takip tarihinden önce davacı bankaca düzenlenen 12.12.2013 tarihli yazının asıl borçlu ya da kefillere tebliğ edildiğinin davacı bankaca ispat edilmediği bu nedenlerle dava konusu borcun takip tarihi itibariyle muaccel olduğundan söz etme imkanı bulunmadığından davanın reddi yerine kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.