Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3216 E. 2021/5288 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3216
KARAR NO : 2021/5288
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada…2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.11.2017 tarih ve 2013/652 E. – 2017/665 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.09.2019 tarih ve 2018/537 E. – 2019/1723 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının…1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2158-2004/2159 ve…2. İcra Müdürlüğünün 2004/1016 2004/1017-2004/1020 sayılı icra dosyalarındaki alacaklarının davacıya temliki hususunda 16.03.2013 tarihinde alacağın temliki protokolü yapıldığını, aynı gün…1. Noterliğinin 16.03.2012 tarih ve 00830 yevmiye numarası ile alacağın davacıya temlik edildiğini, bu anlaşma île birlikte davalı borçlu tarafından davacıya 16/03/2012 düzenleme tarihli icra konusu senedin verildiğini, 16/03/2013 tarihlî anlaşmaya göre 5. maddedeki şartlar yerine getirilmediği takdirde senet icraya konulabilir hükmü mevcut olduğunu, bununla birlikte senet arkasına davacının avukatı ile davalı borçlu tarafından ödeme planı belirlendiği ve 3 kere ödemede temerrüte düşürüldüğü takdirde senedin icraya konulabileceğinin ek şartı da getirildiğini, icraya konulan senet için şartların oluştuğunu, davalıya … 1. Noterliğinin 22.05.2013 tarih ve 12936 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnameye davalı tarafından…3. Noterliğinin 27/05/2013 tarih ve 7257 yevmiye numarası ile cevap verildiğini, Muğla 2. İcra Müdürlüğünün 2013/4686 esas sayılı icra dosyası ile senet takibe konulduktan sonra davacıya PTT aracılığı ile ödeme yapıldığını ve bu tahsilatın icra dosyasına bildirildiğini, davalının yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı borçlunun asıl alacağa ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alacağın taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırılarak ödeme planı hazırlandığını, buna göre davalının toplam 70.000,00 TL’nin süresinde ödendiğini ve temerrüte düşmediği gibi muaccel olmuş bir borcun bulunmadığını, takibin durması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava devam ederken 06.11.2014 tarihinde davalının vefat ettiği, dosyaya ibraz edilen …53 Noterliğinden alınan 13.14.2014 tarihli veraset belgesine göre, davalı murisin tek mirasçısına tebligat yapılarak yargılamaya devam edildiği, ancak…Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/44 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile, yasal mirasçı ve dahili davalı …’nin TMK 605/1 madde uyarınca mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, bu kararın 24/02/2015 tarihinde kesinleştiği, davacı temlik alan tarafından, müteveffa davalının terekesinin tasfiyesi için…Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/613 esas sayılı davasının açılmış ise de, yasal mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi dosyasında verilen kararın sonucunun beklenmesinin iş bu dosyaya katkı sağlamayacağı, bekletici mesele yönündeki ara karardan dönülmesi gerektiği, mirası red nedeniyle dahili davalının taraf ehliyetinin kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve AAÜT’nin 7/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davanın müteveffa davalı/borçlunun keşideci olduğu bonoya dayalı olarak, başlatılan genel haciz yolu ile icra takibine, vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalının vefatı ile, mirası reddetmiş mirasçıya karşı iş bu davanın her halükarda sürdürülemeyeceği, bu durumda açılan terekenin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürdüğü, mirasın reddine karar verilmesinden sonra dosyanın davalı aleyhine derdest bulunması ve davalı aleyhine takibe ve davanın devamına iradesinde bulunması karşısında davacı tarafın bu yöndeki istinaf istemlerini yerinde olmadığı ve davacı aleyhine ücreti vekalet hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafından dava açıldığı tarihte davalı borçlunun henüz sağ olduğu ve murisin mirasçısının da yargılama sırasında mirası reddetmiş olduğu, davacının dava açmakta haklı yada haksız olduğu tespit edilmediğinden her iki taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUC:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.