YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3218
KARAR NO : 2021/2257
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.11.2017 tarih ve 2017/33 E. – 2017/812 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.02.2019 tarih ve 2018/159 E. – 2019/437 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların 20.08.2008 tarihinde evlendiğini, davalının 2011 yılında evi terk etmesi üzerine davacının barışma isteğine karşılık davalının davacıdan evliliğe devam etmek için yeniden birleşme ve barışma karşılığı senet istediğini, davacının da tanıklar huzurunda bir senet imzalayarak davalıya verdiğini, daha sonra davalının 08.07.2015 tarihinde müşterek haneden ayrılarak boşanma davası açtığını, boşanma davası sonuçlandıktan sonra davalının senedin boş olan kısımlarını doldurarak takip başlattığını, taraflar arasında temel bir alacak ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek bedelsiz senede dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, açığa senet verilmesi halinde bunun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, akrabalar arasında bir kere senet düzenlenmiş ise artık tanık dinlenilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı vekilinin boşanma davasındaki beyanında barışmak için senet alındığı iddiasının gerçek dışı olduğu şeklinde beyanda bulunduğu, taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişki nedeniyle senet alınmadığı şeklinde bir beyanının olmadığı davacının davaya konu senedin gerçekte barışmak amacıyla verildiği ve geçersiz olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının borçlu olmadığına yönelik yazılı bir kanıt sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin nakten kaydını ihtiva eden bono olduğunu, davalı alacaklının senedin temelindeki borcu ispatlamak ve açıklamak zorunda olmadığı, borçlunun bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, yakın akrabalar arasında senet düzenlenmiş ise artık manevi imkansızlıktan bahsedilemeyeceği için senede karşı tanık dinlenilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.