Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3382 E. 2020/4672 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3382
KARAR NO : 2020/4672
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.10.2018 tarih ve 2018/497-2018/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının bonoya ve faturaya dayalı takipler yaptığını, takip dayanağı bononun teminat amaçlı verildiğini ve faturanın cari hesap ilişkisi içinde davacı adına düzenlendiğini, davalıya borcunun olmadığını ileri sürerek, takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2385 sayılı takip dosyasında davacının davalıya takip tarihi itibariyle 5.133,22 TL ana para dışında kalan tutarlar yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2007/2386 sayılı dosya yönünden takip tarihi itibariyle 6.387,91 TL ana para ile 5.074,36 TL faiz dışında kalan tutarlar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/16838 Esas, 2018/1989 Karar sayılı, 11/04/2018 tarihli ilamı ile “Dava, takipler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece rakam telaffuz edilmek suretiyle borçlu olunmayan miktar yönünden menfi tespit kararı verilmesi gerekirken, borçlu olunan miktar zikredilmek suretiyle olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, davacının Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2007/2385 Esas sayılı dosyası yönünden 199,63 TL borçlu olmadığının tespitine, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin ve 31/03/2018 tarihli harici 2.000,00 TL’lik Av. Jale Alpay’a yapılan ödemenin infaz sırasında icra müdürü tarafından dikkate alınmasına, asıl alacak miktarı olan 199,63 TL’nin %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2386 Esas sayılı dosyası yönünden 4395,87 TL borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak miktarı olan 4395,87 TL’nin %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iki ayrı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davalarında tarafların alacak borç durumuna göre haklılığı dava tarihi esas alınarak belirlenmelidir. Mahkemece, bilirkişiden rapor alınarak dava tarihi itibariyle her bir icra dosyasındaki alacak borç durumunun dava tarihine kadar olan ödemeler de düşülmek suretiyle dava tarihinde halen davacının takip dosyaları nedeniyle borcu olup olmadığının belirlemesi, varsa miktarı tespit edilip usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.