YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3389
KARAR NO : 2020/4889
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.12.2018 tarih ve 2018/319 E. -2018/370 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılar aleyhine bonoya dayalı ilamsız takip yaptığını, davalıların başlatılan takibe bono bedelini ödediklerini belirterek itiraz ettiklerini, davacının davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu bononun zamanaşımına uğradığını, davalıların bono bedelini ödediklerini belirterek, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davalıların yemin teklif etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı … yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu bonoda aval veren konumunda olup zamanaşımına uğramış bonodan dolayı avalistin hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı … yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı … yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, davalı …’ın dava konusu bonoda aval veren konumunda olduğu, avalistin zamanaşımına uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yargılama sırasında 12.09.2016 tarihinde vefat ettiği halde, mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.