YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3430
KARAR NO : 2020/4960
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2018 tarih ve 2017/8 E. – 2018/746 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini ve toptan gıda alım satımı yaptığını, davalı ile yapılan ticari ilişki sonucu davacının davalıya 33.000,00 TL ödeme yaptığını ancak davalının 25.887,26 TL’lik malzemeyi fatura ederek gönderdiğini, bakiye 7.112,52 TL’nin halen davalı uhdesinde bulunduğunu, davacının bütün uğraşlarına rağmen davalının bakiye kısmı iade etmediğini, bunun üzerine davalı hakkında takip başlatıldığını ancak davalının haksız bir şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının Konya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8859 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının borcunun alım satım akdi gereği malı müşterisine teslim etmek olduğunu ve malın teslimiyle borcunu ifa ettiğini, davacıya son faturanın 25.02.2011’de kesildiğini, davacının aradan 1.5 yıl geçtikten sonra hiçbir ihtar veya ihbar göndermeksizin alacağı olduğunu beyan ederek takip başlatmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya esasen bir borcunun bulunmadığını, davalının da yanında fason olarak çalışan Ekrem Karaçağ’ın bir kısım malları faturasız olarak davacıya verdiğini, yapılan ödemelerin bir kısmının bu mallara ilişkin olduğunu, faturasız malı alan davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Konya 13.İcra Müdürlüğü’nün 2012/8859 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz kaleminin kaldırılmasına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz yürütülmesine, %20 icra inkar tazminatı 1.422,50 TL’nin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş , hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/8932 esas ve 2016/216 karar sayılı ve 18.01.2016 tarihli ilamıyla, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satıştan kaynaklanmakta olduğu, tarafların tacir olması nedeni ile TTK’nın 4. maddesi uyarınca görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satıştan kaynaklanmakta olduğu, TTK’nın 4. maddesi uyarınca görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmiş, dosya Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne tevzi edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı defterlerine göre davacının davalıya 33.000,00 TL gönderdiği ve davalıdan 25.887,41 TL’lik mal aldığı, incelenen davalı defterlerine göre davacının davalıya 28.000,00 TL gönderdiği ve davalının hesabına 5.000,00 TL daha gönderdiğinin sabit olduğu buna göre davacının davalıdan 33.000,00-25.887,41=7.112,59 TL alacaklı olduğu (talepten fazlaya karar verilemeyeceği), davalının bu ödemenin Ekrem Karaçağ tarafından davacıya teslim edilen ürünlere ilişkin olduğunu yazılı delille ispat edemediği, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden işlemiş faize yönelik itirazının iptalinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.