Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/345 E. 2020/4644 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/345
KARAR NO : 2020/4644
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/06/2019 tarih ve 2018/834-2019/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının tahditli plaka sınıfına giren “M” plakalı minibüs sahibi olduğunu ve Antalya Minibüsçüler Odasına kayıtlı esnaf olduğunu, Antalya Minibüsçüler Odası ile davalı S.S. 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında bir kısım protokoller imzalandığını, işbu protokoller doğrultusunda davacının bono keşide ederek kooperatife verdiğini, akabinde senet bedelini ödeyerek bono aslını geri aldığını, ancak protokol şartlarının gerçekleşmediğini, düzenlenen bonoya dayalı olarak alınan bedelin haksız olduğunu ileri sürerek, toplam 38.100,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Minibüsçüler Esnaf Odası ile S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında imzalanmış olan ön protokol, icra safahatı ve protokolün ve ilgili diğer sözleşmelerin geçersizlik sebebiyle feshini, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; UKOME’nin kararı ile minibüslerin yolcu kapasitelerinin arttırıldığını ve bu nedenle otobüs sahiplerinin zarara uğradığını, bu kapsamda oluşan zararın tazmini amacıyla minibüs sahiplerince bonolar keşide edilerek verildiğini, UKOME kararı iptal edilmiş ise de taraflar ve belediyenin mevcut düzeni devam ettirdiğini, davacı ve diğer minibüsçülerin 18+1+9 kapasiteli otobüslerle çalışmaya, yani haksız kazanç sağlamaya devam ettiklerini, taraflar arasında imzalanan resmi protokollerle de otobüs ve minibüs esnafının tek çatı altında toplandığını, davacının ödeme yaptığı bedelle ilgili olarak genel kurulda ve daha öncesinde itirazda bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme çabasında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının UKOME kararına istinaden M plakalı aracını 18+1 oturma ve 9 ayakta yolcu kapasiteli AB grubu plakalı araca dönüştürmüş olması, daha sonra Minibüsçüler Odası ve Halk Otobüsleri Taş Koop.’nin bir araya gelerek Antalya Otobüsçüler Esnaf Odasını kurarak faaliyete geçirmeleri, oda yönetiminde eski minibüsçüler odası üyelerinin de yer alması ve idare mahkemesi iptal kararının fiilen hiç uygulanmaması karşısında, davacının üyesi bulunduğu odanın imzaladığı protokol hükümlerince davalı halk otobüsü sahibine verdiği senedin bedelsiz kalmasının söz konusu olmadığı, senedin teminat amaçlı değil borcun ifası amacıyla düzenlendiği ve ödendiği, karşı tarafın protokol hükümlerince edimini yerine getirdiği, anlaşma ve protokollerin geçersiz sayılmasını gerektirecek yasal neden bulunmadığı, davacının senet düzenlemek ve bedelini ödemek suretiyle ve yine protokol hükümlerince 38.100.- TL senet bedelini ödemesi sonrası araç kapasitesini de artırmak suretiyle mensubu bulunduğu oda’nın imzalamış olduğu protokolü onaylamış sayılması gerektiği, davacının senedi Borçlar Kanunu’nda düzenlenen irade bozukluklarından birinin etkisinde kalarak imzalamış olmasının da söz konusu olmadığı, bu yönde bir iddianın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.