Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3549 E. 2021/1296 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3549
KARAR NO : 2021/1296
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.02.2019 tarih ve 2016/773 E. – 2019/145 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin temlik alan davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Buldaç Yapı Sistemleri İnş. Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin 4.885.516,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, temlik alan “Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.”ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK’nın 150/(1) maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya yenilenmediğinden, 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve gayrinakdi alacak yönünden açılan davada HMK’nın 150/(5) maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK’nın 150/(5) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temlik alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alan davacıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Yerel mahkemece, 25.09.2018 tarihli oturumda, temlik edilen 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi alacak ve gayri nakdi alacak yönünden davacı vekilinin dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin bir dilekçe ve beyanı olmadığı halde takipsiz kalan dosyanın HMK 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı temlik alan vekilince HMK 150/4 maddesinde öngörülen yasal sürede 25.10.2018 tarihli dilekçe ile yenilenmiş,
Ancak yerel mahkemece yenileme dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile yargılamaya devam olunması gerekirken 16.11.2018 tarihli ek karar ile yenileme talebinin reddine karar verilerek 19.02.2019 tarihinde “davanın yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği” gerekçesi ile 1.000.902,00 TL üzerinde kalan alacak yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın, davacı temlik alan vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 150/4 maddesinde “dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin başvurusu üzerine yenilenebileceği, yenileme dilekçesinin duruşma gün ve saati ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceği” düzenlenmiştir.
Usulüne uygun yenileme talebinde bulunulması üzerine hakimin görevi, madde metninde de açıkça ifade edildiği üzere yenileme dilekçesi ile duruşma gün ve saatini taraflara tebliğ etmekten ibarettir.
Madde hükmüne göre, yenileme dilekçesini esasa ilişkin nedenlerle red etmeye hakimin hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece, davacının yenileme talebinin usule aykırı olarak red edilmesi, usulsüz bir işleme dayalı olarak ve davacının yenileme dilekçesine rağmen yasal sürede dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.