YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3589
KARAR NO : 2021/1374
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.03.2019 tarih ve 2018/537 E. – 2019/142 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla itirazının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 23.09.2008 tarihinde borçlu …’a 400.000,00 TL kredi verilmediğini, kredi sözleşmesinde açığa imza alınarak sözleşmenin sonradan doldurulduğunu, rehin verilen evin değerinin 70.000-80.000 TL olduğunu bu rakam üzerinden ipotek yapılarak kredi verildiğini yani herhangi bir şekilde …’ın 400.000,00 TL’sine kefaletinin söz konusu olmadığını, kredinin verildiği tarihten sonra …’ın taksitlerini 2 yıla yakın bir süre ödediğini ve davalının riskinin kaldırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda davacı bankadan dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredi listelerinde dava konusu kredilere ait kredilerin açılış tarihinin son hareket tarihi ve faiz oranlarının bulunduğu, asıl borçluya başkaca kredi kullandırılmadığı, 10.11.2009 tarihinde 168.836,78 TL kredi riskinin yapılandırılarak taksitli kredi kullanıldığı, 21.07.2010 tarihine kadar kredinin geri ödemelerinin yapıldığı, kalan 116.598,44 TL kredi risk bakiyesinin takip hesabına aktarıldığı, davalı kefil asıl borçludan daha ağır bir sorumluluk altına sokulamayacağından gerek asıl borçlu gerekse kefil için takip tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edileceği, yerinde incelemede tespit edilen dava konusu kredi için akdi faiz oranının yıllık % 18 olduğu, 21.07.2010 tarihi itibariyle 116.598,44 TL bakiye anapara borcuna yıllık %18 akdi faiz işletileceği, 10.08.2010 tarihi itibariyle anapara 116.598,44 TL, işlemiş faiz 1.165,98 TL, BSMV 58,30 TL, ihtarname masrafı 174,26 TL, ihtiyati haciz vekalet ücreti 175,00 TL, ihtiyati haciz masrafı 7,38 TL olmak üzere, bankanın 118.179,36 TL alacağını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 118.179,36 TL yönünden tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile takibin devamına, alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, aşağıda yazılı bakiye 6.053,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.