YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3667
KARAR NO : 2021/1585
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/05/2019 tarih ve 2016/1019-2019/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine kredi kartı alacağı için icra takibi yaptığını, davacının kimlik bilgileri çalınarak üzerine başka resim yapıştırılmak suretiyle adına sahte şirketler, iş yerleri, telefon abonelikleri, çek karneleri gibi hukuki işlemler yapıldığını, bu nedenlerle davacı hakkında açılan ceza davalarından beraat ettiğini, dava konusu sözleşme ve kredi kartı talebi bankacılık işlemlerinden hiçbir işlemde davacıya ait bir imza bulunmadığını, kredi sözleşmesini imzalamadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartı müracaatı sırasında sunulan kimlik sureti dikkate alınarak bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, gerekli araştırmaların yapılarak sözleşmesinin imzalandığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kredi sözleşmesindeki imzayı inkar ettiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğu, davacının açtığı menfi tespit davası bakımından haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıdan talep ettiği kötü niyet tazminatı kötü niyetli takip yapıldığı sabit olmadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.