YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3741
KARAR NO : 2021/2754
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2017/271 E. – 2019/167 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik başlattığı ilamsız takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını fakat sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmede belirtilen adresinden taşınmış olması sebebiyle kat ihtarı tebliğinin geçersiz olduğunu, temerrüt faizinin ihtarı öğrenip itiraz ettiği tarihten başlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacıya 4.991,25 TL asıl alacak ve % 28,50 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 623,56 TL faiz ve 31,18 TL BSMV olmak üzere toplam 5.645,99 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Marmaris 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1198 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 5.645,99 TL üzerinden yasal faizi ile devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki alacak ilişkisi davalının kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, faizle ilgili “…. temerrüdün doğduğu tarihten bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya Bankaca ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisini ödemeyi müşteri kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almakta olup, mahkemece bankanın temerrüt tarihi olan takip tarihi itibarıyla emsal genel kredi sözleşmeleri için fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenerek, bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, “yasal faizi ile devamına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kısmen kabul şeklinde verilen kararda da HMK’nın 297. maddesine uygun olmayan şekilde hangi kalemlerin kabul, hangilerinin reddedildiği hususunda infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.