Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3770 E. 2021/2871 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3770
KARAR NO : 2021/2871
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.05.2019 tarih ve 2018/251 E. – 2019/284 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalılardan … ile tüm davalıların ortak murisi olan …’ın Halkbankası A.Ş.’den kullandıkları kredilere müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davacının kefil sıfatıyla ödeme yaptığını, ödeme karşılığı bono verildiğini, bono bedelinin ödenmediğini, davacının bonoyu takibe koyduğunu, takibin semeresiz kaldığını, aradan geçen zamanda bononun zamanaşımına uğradığını, borcun ödenmemesi sebebiyle davalılar hakkında başlatılan ilamsız icra takibine davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının işlemden kaldırılan takip dosyasını yenilemek yerine ikinci bir takip başlatmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacıya borç karşılığında nakden ödeme yapıldığını, çek, senet ve altın verildiğini, davacının ödemeleri mahsup etmeksizin takip başlattığını belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, 15/06/2005 tanzim, 01/07/2005 vade tarihli 51.000,00 TL miktarlı bono hakkında Karaman İcra Müdürlüğü’nün 2006/392 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, takibin semeresiz kaldığı, ardından …’ın vefat ettiği, bunun üzerine aynı bonoya dayalı olarak davalı … ve … murisleri hakkında ilamsız takip yapıldığı, davacının bonoya dayalı olarak yaptığı ilamsız takip nedeniyle alacağın 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından, davalıların zamanaşımı savunmasının kabul edilmediği, davalıların 3.şahıslara yapılan havalelerin alacaklının talimatı ile ve borca mahsuben yapıldığını, davacının ise kendi adına yapılan havalelerin başka bir alacak karşılığında yapıldığını ispat edemediği, davalı tarafından ibraz edilen ve davacının imzasını taşıyan 07/01/2011 tarihli yazılı belge içeriğinden, davacının belgenin düzenlendiği tarih itibarıyla 55.000, 00 TL alacaklı olduğu, bu alacağına karşılık olarak 7.500,00 TL tahsil ettiği ve bu tarihe kadar işlemiş faizlerden feragat ettiğinin anlaşıldığı, ödeme iddiasının yazılı belge delil olarak değerlendirildiği, esasen davacının başlatmış olduğu icra takibindeki asıl alacak ve işlemiş faiz taleplerinde bu belgedeki 47.500,00 TL tutarındaki alacağı esas aldığı, sadece davalılar tarafından PTT kanalı ile yapılan 1.000,00 TL tutarlı havalenin mahsup edilmediğinin anlaşıldığı, davalı … tarafından davacıya PTT havalesi ile gönderilen toplam 1.000,00 TL’nin asıl alacaktan mahsubu ile asıl alacak miktarının 46.500,00 TL olarak kabulü gerektiği, işlemiş faiz hesabının ise davalı tarafından sunulan ve davacının 07/01/2011 tarihinden önceki dönem faizlerinden feragat beyanını içeren yazılı belge nedeniyle 07/01/2011 tarihine göre yapılması gerektiği, davalı … icra takibine yasal süresinden sonra itiraz ettiğinden, geçerli bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davalıların Karaman 1. İcra Müdürlüğünün 2013/5131 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 46.500 TL asıl alacak ve 11.775,32 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, alacak miktarı likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatının diğer davalılar mirasçı sıfatıyla itiraz ettiklerinden ve kötü niyetleri ispat edilemediğinden, sadece davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.985,29 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.