YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3878
KARAR NO : 2021/2465
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.04.2019 tarih ve 2016/799- 2019/300 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan hazır beton temin ettiğini, getirilen hazır beton için belge düzenlendiğini, kendileri tarafından ise açık hesap şeklinde ödeme yapıldığını, davalının talep ettiği bedel konusunda anlaşmazlık çıkması nedeni ile Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde davalının davacıya karşı dava açtığını, bu davanın yapılan yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile davalının 23.933,84-TL karşılığı olan hazır betonu inşaat sahasına getirmediği halde bu yönde belge düzenlendiğinin tespit edildiğini belirterek, davacı tarafından bedeli ödenip davalı tarafından teslim edilmediği anlaşılan bu hazır betonun bedeli olan 23.933,84-TL’nin tahsili için davalı aleyhine yaptıkları Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2014/9354 sayılı icra dosyasındaki davalının itirazının iptaline ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya hazır beton satıp teslim ettiğini, davacının bakiye bedeli ödememesi nedeniyle davacı hakkında 5.990,73-TL’nin tahsili için yaptıkları icra takibine itiraz üzerine açılan Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada 23.933,84-TL bedelli dökülmeyen beton olduğu tespit edilip, davacı lehine karar çıkmışsa da, o dönemde davalının avukatı olan şahsın istifa etmesi nedeniyle davanın takip edilemediğini, ancak söz konusu davadaki bilirkişi raporunun zaten doğrudan bu davada uygulanmasının mümkün olmadığını, yeniden keşif yapılması gerektiğini, ayrıca teslim edilen betona ilişkin irsaliyelerde davacının kendi çalışanlarının imzalarının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında hazır beton alımına ilişkin anlaşma olduğu, davalı tarafından sözleşme uyarınca teslim edilen hazır beton bedeli olarak 23.933,84 TL’nin davacı tarafından davalı tarafa fazla ödendiği iddiasında bulunulduğu, bu konuda Adana 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1196 esas sayılı dosyasında inşaatta kullanılan beton miktarının faturalarda belirtilen hazır beton miktarından az olduğuna ilişkin tespite dayandığı, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı tarafından davacı adına düzenlenen tüm faturaların davacı defterlerine işlendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından düzenlenen ve davacı defterlerine işlenen tüm fatura içeriği malların davacıya teslim edildiği, fatura içeriği malların davacıya teslim edilmediği veya eksik teslim edilmesine rağmen kendisini borçlu zannederek ödemede bulunduğuna ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının bu konuda yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.