YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3879
KARAR NO : 2021/2732
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.09.2019 tarih ve 2016/111-2019/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 17.12.2007 ve 22.04.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerine davalının kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, imzasının olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklı borcun ödendiğini, takibe konu diğer kredi sözleşmelerinde imzasının olmadığını, kredi kullanan şirketteki ortaklığının sona ermesinden sonra şirketin 3 yeni kredi kullandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın takip tarihi itibariyle çek dışındaki alacak miktarının 457.590,76 TL olduğu, kefil olan davalının 116.500,00 TL ve 102.000,00 TL’lik iki kredi sebebiyle toplam ana para sorumluluğunun 218.500,00 TL olduğu, buna karşılık davacı banka tarafından bu miktarın, takip talebinde daha düşük bir miktar olan 218.318,60 TL olarak kabul edilerek takibe başlanıldığı, ayrıca 69.861,95 TL faiz ve 3.493,10 TL BSMV talep edildiği, genel kural olarak kefilin sorumluluğun hiç bir zaman asıl borçlunun sorumluluğundan daha fazla olamayacağı ve yine yapılan tahsilatlardan kefilinde yararlanacağı, bu durumda asıl borçlu için belirlenen 55.118,90 TL faiz ve 2.755,95 TL BSMV’nin davalı kefil davalı için de geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın 218.318,60 TL asıl alacak, 55.118,90 TL faiz, 2.755,95 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 276.193,45 TL üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da şube kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yaptırılmadığı gibi, hukukçu bilirkişiden uzman olmadığı bir hususta bilirkişi raporu alınması da doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş bankacılık genel kredi sözleşmesi dalında uzman bir bilirkişi tayin edilerek banka şube kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davalı kefilin imzasının bulunduğu sözleşmelerin tespitiyle takibe konu sözleşme ya da sözleşmelerin karşılaştırarak davalının sorumlu olduğu miktarı tespitten ibarettir. Bu yönler araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.