YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3942
KARAR NO : 2021/3064
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2019 tarih ve 2019/709 E. – 2019/1405 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10397 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davacı şirketin tebligat adresinden taşınmış olması nedeni ile tebligatın muhtara yapıldığını, iş bu dosyadan henüz haberdar olduklarını, takibe konu faturalar ve faturalardaki malların davacı şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin bu malları almadığını, şirket defterlerine de bu faturaların işlenmemiş olduğunu, davalının başlattığı icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 13.06.2011 tarihinde haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla icra dosyasına 7.690.- TL ödendiğinden, davacı vekili 15.05.2012 tarihinde davayı ıslah ederek, 7.690 TL’nin 13.06.2011 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, faturalara konu malların … tarafından teslim alındığını, …’nun faturalara konu malları kendi nam ve hesabına değil, davacı şirket adına teslim aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davaya konu faturalardan 22.06.2010 tarih ve 1.530,00 TL’lik faturadaki mal ve faturayı teslim aldım imzası bulunan …’ya şirket yetkilisi tarafından verilen 14.07.2009 tarihli vekaletname ile …’nun şirket işleri için yetkili kılındığı, mal alma yetkisinin bulunduğu, her ne kadar fatura ve mal teslim tarihinden önce …’nun azledildiği belirtilmişse de, söz konusu azil işlemi ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğinden iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamayacağından, davacının davalıya 22.06.2010 tarihli fatura bedeli olan 1.530,00 TL tutarında borcu olduğu, ancak icra tehdidi altında borçlu olduğu tutardan fazla olarak ödediği 6.160,00 TL’yi geri talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10397 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle davacı tarafından ödenen 6.160,00 TL’nin ödeme tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 314,79 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.