Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3955 E. 2021/5123 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3955
KARAR NO : 2021/5123
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.04.2019 tarih ve 2017/474-2019/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı kurum … Kooperatif Birliği üyelerinden olduğunu, davaya konu senetlerin nasıl düzenlendiğinin bilinmediğini, bu senetler hakkında sahtelik iddiası ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davacının davalı kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kadirli Kooperatifinden kredi kullandığını, davacının ortak ürün bedelini aldığını, davacının söz konusu borcunu ödediğine dair yazılı belge ibraz etmediğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait imza örneklerinin celp edildiği, alınan örneklerle dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği, düzenlenen raporda davaya dayanak yapılan senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, İİK’nın 72. maddesi uyarınca sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporda, 31.10.2006 tanzim tarihli senetle ilgili hiç bir inceleme yapılmamış ancak diğer senetlerdeki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Hazırlık soruşturması ve Ağır Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda ise senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan raporla, ceza dosyasında alınan raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece yapılacak iş Osmaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/157 esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin beklenilmesine, şayet Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşmiş ise çelişkinin giderilmesi için TBK’nın 74. maddesi kapsamında değerlendirilmesine, kesinleşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.