YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3959
KARAR NO : 2021/5122
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.12.2017 tarih ve 2015/712-2017/1095 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada, davacı … vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi uyarınca davacının davalının tarımsal sulama ürünlerinin satışını ve pazarlamasını yaptığını, ancak ürünlerin ayıplı olduğunu, yağmurlama boruları satın alan çiftçilerin borularda patlama bulunduğunu beyan ederek ürünlerin çoğunu iade ettiklerini, davalının boruları almaktan sarfınazar ettiğini, ürünlerin ayıplı olması nedeniyle diğer firmaların ürünlerine ilişkin satışların da durma noktasına geldiğini, davacının ticari itibarının zedelendiğini, manevi buhran ve üzüntü içine girdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iade edilen ürünler nedeniyle oluşan zarar ile ilgili olarak 1.000,00 TL’nin ve ciro kaybı nedeniyle 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, elinde kalan ve henüz satışı yapılmayan davalı ürünlerinin davalı tarafından geri alınarak bedelinin iadesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada, davalı Özdoğanplast Ltd. Şti. vekili, borularda üretim hatası bulunmadığını, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği mallar nedeniyle zarar görmesinin söz konusu olmadığını, zira davacının yıllık satışının yüksek olduğunu, ayrıca sözleşme gereğince davacının başka firma ürünlerini satmasının yasak olduğunu savunarak,davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada, davacı Özdoğanplast Ltd. Şti. vekili, davalının satın aldığı mallara ilişkin bakiye 5.231,00 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davalı … vekili, davacı şirkete borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre asıl dava bakımından davacının deposunda bulunan ve ayıplı olduğu tespit edilen 4 adet ıstavroz, 10 adet 110Y6 kod numaralı 4 inç 110 mm çapında 6 mt boyunda boru ile 25 adet 125Y6 kod numaralı 4,5 inç 125 mm çapında 6 mt boyunda borunun davacı tarafça davalıya iadesi halinde ayıplı malın bedeli olarak belirlenen 1.376,40 TL’nin malın iade tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kâr kaybı talebinin kabulü ile 1.000,00 TL kâr kaybının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalem ile ilgili de fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davacının iadesi gereken ürün bedeline yönelik talebinin kısmen kabulü ile ayıplı olduğu belirlenen 18 adet 110Y6 kod numaralı 4 inç 110 mm çapında 6 mt boyunda boru ile 8 adet 125Y6 kod numaralı 4,5 inç 125 mm çapında 6 mt boyunda borunun davacı tarafça davalıya iadesi halinde ayıplı malın bedeli olarak belirlenen 976,04 TL’nin malın iade tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine, birleşen dava bakımından ise davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/10393 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 5.231,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına,takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 291,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, 16/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.