YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/397
KARAR NO : 2021/4956
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.10.2017 gün ve 2015/186 – 2017/867 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.10.2019 gün ve 2018/633 E. – 2019/6021 K. sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’de bulunan bayilerine akaryakıt temin ettiğini ve akaryakıt temininden önce kendi iç politikası gereği akaryakıtın değeri oranında teminat veya teminat mektubu verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin eski bayilerinden olan dava dışı Yeni Atlas Ltd. Şti.’nin müvekkiline teminat olarak Garanti Bankası A.Ş…. Şubesi muhataplı, 08.08.2008 tarihli, 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubu ibraz ettiğini, müvekkilinin anılan bayi tarafından başka bir bankadan verilen teminat mektubunun bankaca sahte olduğunun iddia edilmesi üzerine Garanti Bankası A.Ş…. Şubesi muhataplı teminat mektubunun teyit edilmesi için gönderdiği yazıya verilen cevapta teminat mektubunun adı geçen şube tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu bilgisinin verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin teminat mektubunun nakde çevrilmesini ve ilgili miktarın ödenmesini ihtar ettiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin davalı banka şubesi ve bayi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, teminat mektubunda …olarak imzası bulunan kişinin aslında mektubu tanzimi tarihinde davalı banka çalışanı … olduğunu ve sahte teminat mektubu nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi, tahsil için ek masraflara da katlanmak zorunda kaldığını, davalının sahte teminat mektubu düzenleyen banka çalışanını işe alırken kendisinden beklenen gerekli özeni göstermemesi nedeniyle işlemeye devam eden yasal faiziyle birlikte önemli bir rakama ulaşan 3.309.788,21 TL asıl alacağını hala tahsil edemediğini ve davalı bankanın kusuru nedeniyle büyük zarara uğradığını, müvekkilinin zararından davalınını adam çalıştıran sıfatıyla BK’nın 100. maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın, birleşen davada ise, bakiye 580.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek 15.000,00 TL’nin, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek 435.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.