YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3982
KARAR NO : 2021/3358
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.10.2019 tarih ve 2012/451-2019/946 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2007/3065 esas sayılı dosyası ile davacı …’ın da ortağı bulunduğu Dağnur Orman Ürünleri Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu Dağnur Orman Ürünleri Ltd. Şti.’nin üç ortaklı bir şirket olduğunu, davacının bu şirketin % 50 hissedarı olduğunu, diğer ortakların ise % 25 hisse sahibi … ve % 25 hisse sahibi …olduğunu, şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam olunduğunu, icra takip dosyasındaki bonoda yer alan şirket kaşesinde davacının imzasının bulunmadığını, davacı adına sahte imza atılarak bononun şekli unsurlarının tamamlandığını belirterek davacı şirketin Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2007/3065 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi şirketin müşterek imza ile temsil edildiğinin kabul edilmesi halinde, Dağnur Orman Ürünleri Ltd. Şti. adına, davacının tek başına dava açma yetkisinin olmadığını, bu yönü ile davanın reddi gerektiğini, davacılardan …’nın takibe konu bonolarda ve icra dosyasında borçlu veya taraf olmadığını, bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davalının alacağını ödememek için … ve …’ın birlikte hareket ederek davalıyı dolandırmak istediklerini belirterek davanın reddine ve davacı tarafın % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senetler üzerinde yer alan imzanın davacı …’ya ait olmadığı, bu bakımdan senetler nedeniyle davacı şirket ve davacı …’nın borçlu olmadıkları, senetlerde yer alan şirket kaşesinin üzerine çift imza atılması nedeniyle davacı …’nın da menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.650,51 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.