Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3989 E. 2021/4092 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3989
KARAR NO : 2021/4092
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.05.2019 tarih ve 2014/439-2019/655 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan 2007 yılında 12.000.- TL borç para aldığını, karşılığında davalı …’ya 17.360.- TL ve 13.660.- TL bedelli senetleri verdiğini, müvekkilinin borcunu ödediğini, ancak davalı …’in diğer davalı … ile birlikte bedelsiz kalan senetlere dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin sözkonusu takip dosyalarında borçlu olmadığının tespiti ile takibe konu senetlerin iptaline ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacının kendisinden 65.000.- TL borç para aldığını, karşılığında dava konusu iki adet senedi verdiğini, borcun senede bağlı olmayan kısmı için PTT aracılığıyla 13.000.- TL – 14.000.- TL arasında para gönderdiğini, başka ödeme yapmadığını, kendisinin de paraya ihtiyacı olması nedeniyle arkadaşı davalı …’den borç para alarak karşılığında söz konusu senetleri verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilin hem davacıyı hem de davalı …’yı tanıması nedeniyle senetleri güvence olarak alarak davalı …’ya borç para verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/140 E. sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği ve bu davanın sonucu beklendiği, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/140 E. 2013/973 K. sayılı 30.12.2013 tarihli kararla sanıklar hakkında suç kastıyla hareket ettiği anlaşılamadığından beraat kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından
2016/7003 E. 2019/1962 K. ve 13.02.2019 tarihli kararla onandığının belirlendiği, Ceza dosyasında yapılan yargılamada tarafların sanık ve katılan olarak beyanlarının alındığı, bu dosya üzerinde yapılan yargılamada sanık …’nın; davacı/katılan … ile bir süre gayri resmi karı, koca olarak birlikte oldukları, 1994 yılında ayrıldıkları, …’nın …’a para verdiğini ve kendisinden senet aldığını, bir kısmını ödediğini, kendisine 25.000.- TL kadar para gönderdiğini, senetlerin bir kısmını …’e verdiğini, …’a faizle borç para vermediğini, tefecilik yapmadığını beyan ettiği, sanık …’in …’nın kendisine verdiği senedi tahsil için icra takibi yaptığını beyan ettiği, müştekinin de dava konusu olan iki senede karşılık 40.000.- TL – 45.0000.- TL ödeme yaptığını, mahkemenin yapılan değerlendirmede taraflar arasında duygusal ilişki bulunduğundan, sanığın tefecilik yapmadığına kanaat getirdiğinden ve müştekinin yapmış olduğu ödemelerin herhangi bir açıklama olmadan yapıldığından bahisle sanıklar …’nın ve …’in hakkındaki kamu davasında suç kastıyla hareket ettikleri ispatlanamadığından beraatlerine karar verildiğinin belirlendiği, asliye ceza mahkemesinde yapılan yargılamada toplanan delillerin ve yapılan yargılamanın mahkememizce verilen hükmü etkilemediği, somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 53 (TBK m. 74) göre ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla birlikte hukuk hakimi bağlı olmadığı gibi somut olayda ceza mahkemesi tarafından tespit edilmiş yeni bir maddi olgu bulunmadığından mahkememizce verilen kararda değişiklik yapılacak herhangi bir gerekçe bulunamadığı, bu nedenle mahkememizce verilen kararda değişiklik olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı …’ya karşı açmış olduğu davada takibe konu edilen 20.07.2008 keşide, 20.08.2008 vade tarihli 17.360.- TL bedelli ve aynı keşide ve 12.08.2008 ödeme tarihli 13.660.- TL bedelli senetlerden 27.720.- TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, diğer davalı … aleyhine açmış olduğu davada ise; bu davalının davacıya karşı kötü niyetli olarak senetleri elinde bulundurduğu ve devraldığı ispatlanamadığından (TTK m. 599) bu davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.