YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/399
KARAR NO : 2020/4216
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve2016/38-2019/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan … ve …’ın dava dışı Koza Gıda San. Tic. ve Turz. Ltd. Şti. ortakları olduklarını, şirkete ait konfeksiyon mağazasının içindeki mallarla birlikte davalılardan …’a devredildiğini, devre ilişkin fatura bedellerinin peşin ödeneceği kararlaştırıldığı halde davalı tarafından ödeme yapılmadığını, aynı dönemde şirkete ait ayakkabı mağazasının da davalı ortak …’in isteği doğrultusunda eşi … ve ortağı …’ya devredildiğini ancak bu devir nedeniyle ödenmesi gereken bedelin de ödenmediğini, davacının şirket müdürü olarak ve temsilcisi olduğu şirket adına anılan devirlere ilişkin alacak davaları açtığını, açılan bu davalardan hemen sonra davalılar … ve …’in dayanışma içine girerek müvekkilini şirket müdürlüğünden azlettiklerini ve kendilerini şirket müdürü olarak atayarak akabinde açılan her iki davadan da feragat ederek dava dışı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, konfeksiyon mağazasının içindeki mallarla birlikte devrinden kaynaklanan 141.452,36 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalılar Devlet Şah Ağ ve …’den; ayakkabı mağazasının içindeki mallarla birlikte devrinden kaynaklanan 70.256,94 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Koza Gıda Sanayi Ticaret ve Turizm Ltd. Şti’ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında davalı … yönünden açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekili, davacının ortağı olduğu dava dışı şirket adına dava açma hakkı bulunmadığını ve davanın aktif husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı ortağın şirketin kurulduğu andan itibaren şirket müdürlüğü yaptığını, son iki yılda diğer ortaklara hiçbir şekilde kâr payı dağıtmadığını, oysa şirkete ait fırından elde edilen aylık ortalama net kârın 15.000 TL–20.000 TL arasında değiştiğini, davacının yaptığı alışverişleri diğer ortaklardan gizlediğini ve hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine şirket müdürünün değiştirilmesi cihetine gidildiğini, iddia edildiği gibi bir manipülasyon yapılmadığını, feragat ile sonuçlanan davaların o dönemde şirket müdürü olan davacı tarafından diğer ortaklar üzerinde baskı kurmak amacıyla açılmış haksız davalar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dosyaya sunulan 25.01.2013 tarihli dava dışı sulh sözleşmesidir başlıklı belge içeriği göz önüne alındığında davacı …’nun davalılardan ölü …’ın kendisi hakkında Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/786 Esas sayılı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasından feragat etmesi karşılığında davacının da davalı … hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmış olup, söz konusu feragatin TBK’nın 166/1 maddesinde açıklandığı üzere takas karşılığı yapıldığının değerlendirildiği, dolayısıyla davalı …’ın takas karşılığında yapmış olduğu bu feragat beyanı diğer borçlu …’i de borçtan kurtaracağı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ayakkabı mağazasının devri yönünden ise, davalıların 70.256,94 TL tutarında mal aldığı, her ne kadar davalıların defterlerinde bu mal bedelinin ödendiği kayıtlı olarak gözükmekte ise de, davalılarca ödemeye ilişkin dosyaya tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalılar … ve dahili davalılar …, …, …, … ve … aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça davalılar … ve … hakkında açılan davanın kabulü ile; 70.256,94 TL’nin temerrüt tarihi olan 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müşterek ve müteselsilen alınarak dava dışı Koza Gıda San. Tic. Turz. Ltd. Şti’ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı …’ın dava dışı Koza Gıda San. Tic. ve Tur. Ltd. Şti.’nin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait konfeksiyon mağazasını kendisine devrettiğini ve fatura bedellerini ödemediğini, davalı …’nün de şirketin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait ayakkabı mağazasını diğer davalılar Mukaddes ve Sait’e devrettiğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek oluşan zarar karşılığı tazminatın ortağı olduğu şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, 25.03.2014 tarihli ilk kararda, dava açıldıktan sonra davacının davalı hakkındaki davadan feragat etmesinin müteselsil borçlu olan davalı …’ye de sirayet edeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Dairemizin 22.12.2014 tarihli ilamı ile ”davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, TBK’nın 166 – 168. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalıya da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkeme tarafından bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca takas ilişkisinden bahsedebilmek için karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimlerin borçlu olunması gerekmektedir. Aynı Kanunun 166. maddenin 1. fıkrasına göre de, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Somut olayda mahkemece, davacı ile davalı … arasında yapılan 25.01.2013 tarihli sözleşmede, davacının davalı … hakkındaki bu davadan feragat etmesi karşılığında, Devletşah’ın da davacı aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasından feragat edeceği kararlaştırıldığından, tarafların takas ilişkisi içinde karşılıklı borçlarını sona erdirmesine dayalı feragatin diğer davalı şirket yöneticisi Yümnü’ye sirayet edeceği değerlendirilmesi isabetli değildir. Zira, davalı … hakkındaki işbu davanın şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine, davacı hakkındaki Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın da paylı mülkiyete tabi taşınmazda ortaklar arasında elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olması nedeniyle davacı ile davalı … arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak karşılıklı feragat edilen istemlerin TBK’nın 139. maddesi tahtında özdeş edimleri içerdiğinden bahsedilemez. O halde mahkemece, davacı ile davalı … arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı … hakkındaki feragatin davalı …’ye sirayet edip etmeyeceğinin 6098 sayılı TBK’nın 166. maddesinin 2. fıkrasına göre değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.