Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4005 E. 2021/3363 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4005
KARAR NO : 2021/3363
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.10.2019 tarih ve 2019/241 E. – 2019/1283 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya güneş enerji sistemi malzemeleri sattığını ve malzemelere ilişkin faturaları da davalıya ilettiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5183 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, davalının davacıdan güneş enerji sistemleri satın aldığını, alınan malların Merzifon’a nakliye ücretinin davacıya ait olduğunu, ancak nakliye ücreti davacının talimatı ve talebi üzerine borçlu tarafından ödendiğini ve karşılıklı olarak borçtan mahsup edilmişse de icra takibinde davacının bu miktarı takip konusu yaptığını, davalı tarafından şirkete 2.000.00 TL ödendiğini, davalının 03/06/2010 tarihinde dava dışı Merzifon … Kooperatifi’nin güneş enerjisi işini aldığını, malzemenin davacıdan alındığını ve bedelinin ödendiğini, işçiliği ise davalının yaptığını, ancak hem malzeme hem de işçilik faturasının davacı tarafından kesildiğini, kooperatiften alınacak paranın tamamının davacıya ait olmamasına karşın davacının kendi alacağı gibi gösterdiğini, davalıya gönderildiği belirtilen 2.000,00 TL’nin gönderilmediğini, iade edildiği ileri sürülen senetlerden kaynaklı böyle bir borç olmadığını, davacı ile yaptığı alışverişlere karşılık senetler verdiğini, bu senetlerin davacı tarafından tahsil edildiğini belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içerisindeki belgeye göre nakliye ücretlerini davacının cari hesabından düşürüleceği bildirilmiş ise de; nakliyeye ilişkin makama şeklinde yazılan belgedeki imzaların davadışı kişilere ait olduğu ve bu nedenle davacıyı bağlamayacağı ve TBK’nın 211. maddesi uyarınca aksine sözleşme ve adet yoksa satılanan ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde taşıma bedelleri alıcıya ait olduğundan nakliye ücretleri satım bedelinden mahsup edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5183 Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının 20.256,00 TL yönünden iptaline, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.037,28 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.