YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4126
KARAR NO : 2021/5106
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/411 E. – 2019/842 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 27.04.2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davalının bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle davalı hakkında yasal süreç başlatıldığını, daha sonra taraflar arasında 14.02.2011 tarihli protokol imzalanarak tarafların anlaştığını ancak davalının protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunarak, davalı lehine % 20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; somut olayda takip alacaklısı davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe çevirdiği, talebinin İİK’nın 43. maddesi kapsamında olmadığı, usulüne uygun takip yapılmasının itirazın iptali davasının şartı olduğu, usulüne uygun başlatılmış bir takip mevcut olmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu sebebiyle usul yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.