Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4232 E. 2021/1935 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4232
KARAR NO : 2021/1935
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2016 gün ve 2015/159 – 2016/289 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.10.2018 gün ve 2016/19469 – 2018/5268 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Ziraat Bankası ile ticari kredi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmede dava dışı …’un gayrimenkulünü teminat olarak bankaya ipotek verdiğini, aynı sözleşmede davalının ise kefil olarak imzasının bulunduğunu, çekilen kredi taksitleri ödenemediğinden kredinin bir kısmını ödeyen davalının, kefil olan …’tan ipotekli taşınmazı bedelsiz olarak tapuda devraldığını, kefil olarak ödediği paranın tahsili için davacı hakkında takip başlattığını, davalının kredi teminatı olan gayrimenkulü bedelsiz olarak devralmasına rağmen davacıdan haksız ve hukuka aykırı olarak talepte bulunduğunu belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmada sözlü olarak davacı adına ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının, davacının dava dışı Ziraat Bankası’ndan kullandığı krediye kefil olduğu, davalının kefil sıfatıyla davacı adına kredi borcu nedeniyle ödeme yaptığı, davalı kefilin kefil sıfatıyla yaptığı ödemeyi davacıdan rücuen talep etmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine kararın Dairemizce onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.