YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4242
KARAR NO : 2021/2002
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.09.2017 gün ve 2016/318 – 2017/901 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.10.2019 gün ve 2018/29 – 2019/4749 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Dava, faturaya dayalı mal satımından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davası olup dava konusu takip dayanağı satış faturalarının tamamının davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum davalının takip konusu fatura içeriği malları teslim aldığına karine oluşturmaktadır. Bunun aksinin ispat yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı takipte ödeme emrine itiraz etmiş ise de yargılama sırasında ön inceleme aşamasından önce davanın 69.182,00 TL’sini kabul etmiştir. İtiraz ettiği kısımdan ise fatura konusu bir kısım malların davacıya iade edildiğini, iade faturası kesildiğini ve davacının fazla fiyat uygulamasını giderici nitelikte fiyat farkı faturası kesildiğini savunmuştur. Ancak iade faturaları ve fiyat farkı faturaları davacı tarafından benimsenerek kendi ticarî defterlerine işlenmemiştir. Uyuşmazlık, iade faturasının/faturalarının davacı tarafından benimsenerek ticari defterlerine işlenmemesinden kaynaklanmaktadır.
Eldeki somut uyuşmazlığa konu satış, klasik satış sözleşmesinin unsurlarını aşan bir niteliğe sahiptir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı dışında internet teknolojisi aracılığı ile mesafeli satış sözleşmesi yapan ve bu şekilde davacı ve davalı ile hukuki ilişkiye giren üçüncü kişiler de bulunmaktadır. Davalı iade faturası/faturalarının düzenlenme sebebini mesafeli satış sözleşmesi yaparak internet üzerinden alışveriş yapan bu üçüncü kişilerin cayma haklarını kullanmaları olarak açıklamaktadır. Mahkemece yapılan bu açıklamalar çerçevesinde konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden, uyuşmazlığın niteliğine uygun taraf ticari defterleri ile birlikte üçüncü kişilerce yapılan mesafeli satış sözleşmesine, mal ve para iadelerine ilişkin sistem kayıtlarını da inceleyen, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını değerlendiren, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini irdeleyen, denetime elverişli bir rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre ise; davanın 69.182,00 TL’lik kısmı davalı tarafından ön inceleme aşamasından önce kabul edildiği için vekâlet ücreti ve nispi karar harcı hesaplanırken anılan bu miktar için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki indirimlerin uygulanması gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle bozulması gerekirken kısmen başka gerekçelerle bozulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2019 gün, 2018/29 Esas ve 2019/4749 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2019 gün, 2018/29 Esas ve 2019/4749 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün değişik gerekçe ile taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 04/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.