Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4484 E. 2021/7335 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4484
KARAR NO : 2021/7335
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.05.2019 tarih ve 2016/65 E- 2019/446 K. sayılı kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin usulden reddine-yapılmamış sayılmasına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2020/164 E- 2020/103 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, hesabında bulunan yasal faizi ile birlikte toplam 1.214.996,82 TL tutarındaki alacağının talebine rağmen banka tarafından ödenmemesi üzerine tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından takip konusu alacağın 882.231,00 TL’lik kısmına ve işlemiş faize itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, haksız itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ve ihbar olunanlar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; takip dosyasında talep edilen 1.176.136,00 TL üzerinden avans faizi uygulanarak yapılan hesaplamada (1.176.136,00 x 58 x 10,50 / 36500 =) 19.623,74 TL işlemiş temerrüt faizi ile 882.231,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 901.854,74 TL’ye ilişkin davalı itirazının haksız olduğuna ve iptali gerektiğine, takibin kabul edilen kısımlar yönünden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince; karar davalı vekilince 15/05/2019 tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf edildiği, mahkemece 13/09/2019 tarihli muhtıra ile 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 15.401,42 TL nispi istinaf harcının yatırılması için süre verilmiş olduğu, muhtıranın 22/09/2019 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat yöntemiyle tebliğ edildiği, davalı vekilince işbu muhtıranın tebliğinden önce 18/09/2019 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulduğu ve 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile nispi istinaf harcı olarak 12.987,43 TL’nin yatırıldığı, başlangıçta eksik olan 2.413,99 TL nispi istinaf harcının ikmali için HMK’nın 90/1 maddesi 2.cümle gereğince; kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında Hakim kanundaki süreleri arttıramaz veya eksiltemez kuralı gereğince geri çevirme kararı verildiği, davalı vekiline muhtıranın 22/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen kesin sürede istenilen istinaf nispi harcı tamamlanmadığından, HMK’nın 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ve davacı vekilince de katılma yoluyla yapılan istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
HMK’nın 344. maddesi, istinaf dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tümünün ödenmesi gerektiğini, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirileceği, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayımızda, ilk derece mahkemesinin 13/05/2019 tarihli kararı, davalı vekilince 15/05/2019 tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf edilmiş, bunun üzerine mahkemece 13/09/2019 tarihli muhtırayla 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 15.401,42 TL nispi istinaf harcının yatırılması için davalı vekiline muhtıra çıkarılmış ve bu muhtıranın 22/09/2019 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat yöntemiyle tebliği sağlanmıştır. Davalı vekilince işbu muhtıranın tebliğinden önce 18/09/2019 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmuş olup 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 12.987,43 TL nispi istinaf harcı olmak üzere toplam 13.108,73 TL harç yatırılmıştır. Bölge adliye mahkemesince başlangıçta eksik olan 2.413,99 TL nispi istinaf harcının ikmali için geri çevirme kararı verilmiş olması yerinde görülmemiş verilen kesin sürede istenilen nispi istinaf harcı tamamlanmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına, katılmalı istinaf talebi asıl istinaf talebine bağlı bulunduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin de incelenemeyeceğinden reddine karar verilmiştir. Ancak HMK’nın 344. maddesi hükmü, istinaf başvurusunda bulunan tarafça gerekli harç ve giderlerin yazılı bildirime karşın yatırılmaması yahut ikmal edilmemesi halinde başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın ilk derece mahkemesine ait bir görev olduğunu belirtmekte olup İlk Derece Mahkemesi’nce bu yönde bir karar verilmesi ve ilgilinin bu (ek) karara karşı HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi’nce gerekli inceleme yapılabileceği açıktır. Oysa ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına kararı verilmeksizin dosyanın
Bölge Adliye Mahkemesine sevkedilmesi halinde bu yöndeki kararın Bölge Adliye Mahkemesince de verilebileceğine ilişkin bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, kendisine anlatılan şekilde intikal eden dava dosyaları bakımından HMK’nın 352. maddesi uyarınca başvuru şartlarının yerine getirilmediğinin saptanması halinde verilmesi gerekli kararın, dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi ve HMK’nın 344. maddesi çerçevesinde yasa gereğinin takdir ifasının talep edilmesi ile sınırlıdır. Tüm bu sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına dair kararı yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeye dayalı olarak bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.