YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4665
KARAR NO : 2020/3718
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.04.2016 gün ve 2014/309 – 2016/356 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.12.2018 gün ve 2018/2506 – 2018/6748 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalı şirkete fatura karşılığı ariyet olarak 74 adet sınai tüp verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesine rağmen davalı şirketin emanet olarak teslim aldığı tüpleri davacıya iade etmediğini, davalı şirketteki tüp bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının göndermiş olduğu faturaların süresinde iade edildiğini, davacıdan tüp alınmadığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dosya içeriği ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalı şirketin davacıdan davaya konu tüpleri teslim aldığı, alınan tüplerin iade edildiğinin davalı şirket tarafından ispat edilemediği, iadesi gereken tüplerin bedelinin 38.073,16 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, davalı şirketin kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.12.2018 gün, 2018/2506 esas ve 2018/6748 karar sayılı ilamı ile davacının davalıya teslim edilen tüp sayısı hakkında yazılı bir delil bulunmadığı gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuş, iş bu bozma ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna gelinmiştir.
Davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmede;
(1) Dava konusu tüplerin 21.03.2010 tarihli irsaliye ile davalı çalışanı … tarafından teslim alındığı, irsaliyede ismi ve imzası bulunan …’nun tanık olarak alınan ifadesinde irsaliye aslındaki imzanın ve yazının kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bu şekilde davacının dava konusu tüpleri emaneten davalı tarafa teslim ettiğini yazılı belge ile ispat ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre tüplerin bedelinin 38.073,16 TL olduğunun anlaşıldığı, bu gerekçelerle ilk derece mahkemesince kısmen kabule dair verilen hükme yönelik davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekirken Dairemizce bozma yönünde hüküm tesis edilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.12.2018 gün, 2018/2506 esas ve 2018/6748 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Takip alacaklısı davacı takip talebinde alacağın % 16 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece kurulan hükümde ise 3095 sayılı Kanuna göre değişen oranlarda asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu husus talep aşımına sebebiyet verebileceğinden usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.12.2018 gün, 2018/2506 esas ve 2018/6748 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün “2” nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “2” nolu bend olarak “3095 sayılı kanuna göre değişen oranlarda asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 16 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına” sözcük ve yazı dizisinin eklenerek hükmün değiştirilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.