Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4678 E. 2020/3596 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4678
KARAR NO : 2020/3596
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2015 tarih ve 2013/164-2015/800 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıların ortağı olduğu adi ortaklığa inşaat malzemesi sattığını, 192.640,56 TL bakiye borcun ödenmemesi üzerine adi ortaklık aleyhine Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3910 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin şikayet üzerine mahkemece iptal edildiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine aynı alacaktan dolayı başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini, önceki takibe karşı şikayet yoluna başvuran davalıların şikayet tarihi itibariyle mütemerrit olduklarını ileri sürerek, itirazın iptalini ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinin HMK’nın 119. maddesine uygun olmadığını, bu sebeple esasa girilmeden davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Daha sonra, 02.01.2014 tarihli dilekçeyle, davalıların 10.01.2011 tanzim tarihli ve 70.000.- TL tutarlı, 10.01.2011 tanzim tarihli ve 53.683,60 TL tutarlı iki adet çekle ödeme yaptığını belirterek çek asıllarını dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalılardan oluşan adi ortaklığa inşaat malzemesi satışı yaptığı, bu satışa istinaden 192.640,14 TL tutarında alacağının olduğu, bu hususun her iki tarafın ticari defterlerinde teyit edildiği, daha sonra davalılar tarafından davacıya nakit ödeme yapıldığı, davalılar tarafından davacıya verilen iki adet çekin davacının o dönemki yetkilisi… tarafından cirolanarak davalılara teslim edildiği, çekin borçlulara iade edilmesinin ödemeye karine teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 68.956,54 TL asıl alacak, 16.815,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.772,36 TL üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği yönündeki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Davalılar vekilinin temerrüt nedeniyle temyiz istemine gelince, mahkemece, davacı tarafından tüzel kişiliği olmayan davalıların ortağı olduğu adi ortaklık aleyhine icra takibi yapılmış olması ve bu takibe karşı davalılar tarafından şikayete gidilmiş olması nedeniyle, davalılar açısından TBK’nın 117. maddesi hükmünün gerçekleştiği ve temerrütün oluştuğu kabul edilmişse de söz konusu takibin davalılar aleyhine değil tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık aleyhine yapılmış olması nedeniyle bu icra takibinden dolayı davalılar hakkında TBK’nın 117. maddesi anlamında temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir.
3- Mahkemece davacının davalılar tarafından verilmiş 2 adet çeki iade etmiş olması bu çek bedellerinin ödendiğine karine teşkil ettiğinin kabul edilmesi ve bu çek bedellerinin toplamı olan 123.683,60 TL’nin mahsup edilmesine rağmen, davacının bu çek bedellerinin ödendiğini bile bile bu miktar yönünden haksız ve kötüniyetli takipte bulunduğundan toplam çek bedeli olan 123.683,60 TL üzerinden İİK’nın 67/2. maddesi gereğince kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik temyiz isteminin reddine, (2) ve (3) numaralı bentte belirtilen gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.