YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4689
KARAR NO : 2020/4368
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.04.2016 tarih ve 2014/114-2016/1665 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, dava dışı şahıs ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi alacağının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece davalının itirazında ve yargılama sırasında vekili aracılığıyla yaptığı beyanlarında okuma yazma bilmediği savunmasında bulunduğu, bu doğrultuda yapılan araştırmada davalının kendisini yükümlülük altına sokan belgelerin çoğunu imza atarak onayladığının anlaşıldığı, buna göre davalının kendisini yükümlülük altına sokan davaya konu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesini okuyup anlayabilecek yeterlilikte okur yazar olduğunun kabulü gerektiği, hükme esas alınan rapora göre davacının takip tarihi itibariyle nakdi alacağının tahsilini ve gayrinakdi alacağının bir kısmının depo edilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, kabul edilen miktar yönünden takibin devamına, inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Kredi sözleşmesinin kefili yönünden gayri nakdi kredi tutarlarının depo edilmesinin talep edilebilmesi için sözleşmede depo talep edilebileceği yönünde düzenleme bulunması gereklidir. Dava konusu kredi sözleşmesinde çek bedellerinin depo edilmesinin kefillerden istenebileceğine dair hüküm bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki talebinin tamamen reddi gerekirken kısmen kabulü isabetsiz olup, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalının ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde kendisine iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 925,44 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.