Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4703 E. 2021/1263 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4703
KARAR NO : 2021/1263
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2014 tarih ve 2012/134 E. – 2014/363 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 900,00 TL bedelli 30.04.2011 tarihli çeki ciro yoluyla …’den aldığını, akabinde 12/04/2011 tarihinde borcuna karşılık olarak …’a verdiğini, tarihi gelince …’ın çeki bankaya sordurduğunu ve karşılığının olmadığını öğrendiğini, çekin iki gün bankada bekletildiğini, ardından alacağın tahsil edilmesi nedeniyle …’ın cirosu çizilerek çekin sahibine iade edildiğini, fakat çek sahibinin çekin tarihini ve miktarını değiştirerek yeniden tedavüle çıkardığını ileri sürerek Erzincan İcra Müdürlüğünün 2012/3338 sayılı takibinden ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalıdan %40 inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, çeki … …’tan aldığını, telefon görüşmeleri esnasında … …’ın çekin tarihini değiştireceğini ve değişikliği paraf edeceğini bildirdiğini, kendisinin de bu teklifi kabul ettiğini fakat miktar değişikliğinden söz edilmediğini, …’in kendisine çekin 11.000,00 TL’lik olduğunu beyan ettiğini, çeki teslim aldığı esnada tarihteki oynamayı fark ettiğini ancak miktardaki oynamayla ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, alacağını halen tahsil edemediğini, cirosunu çizmeyen davacının borçtan sorumluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Erzincan 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/90 Esas, 2012/194 Karar nolu davasının sonunda tahrifat yapıldığı, dolayısıyla çekin yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, kararın temyiz yoluna başvurulmadan kesinleştiği, takip iptal edilmiş olsa da, dar yetkili icra mahkemesinin kararları kesin hüküm teşkil etmediğinden davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, soruşturma ve yargılama aşamasındaki beyanlardan çekte tahrifat yapıldığının anlaşıldığı, çeki beyaz ciroyla devralan dava dışı … …’ın teslim aldığı çeki herhangi bir ciro işlemi yapmadan tarihini değiştirerek davalıya elden teslim ettiği, aynı zamanda keşideci olan … …’ın çek bir süre tedavülde kaldıktan sonra ciro yoluyla aynı zamanda hamil konumuna geldiği, çekin keşideci tarafından ikinci kez tedavüle çıkarılması durumunda ilk tedavüldeki cirantaların herhangi bir sorumluluğu kalmadığı, tahrifatı düzenleyen mülga TTK. 660’a göre inceleme yapılmasına dahi gerek görülmediği ve ikinci tedavülden önce ciranta sıfatına sahip olan davacının ikinci tedavülde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çek nedeniyle davacının borcunun bulunmadığına, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 526,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.