YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4717
KARAR NO : 2021/1756
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 19.07.2016 tarih ve 2015/848- 2016/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlunun müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, banka tarafından tahsis edilen kredi kartını kullandığını, kendisine tahsis edilen kredi kartı ile yaptığı harcamalarla ilgili olarak borçlarını ödemediğini ileri sürerek davalı borçlunun müvekkili bankadan aldığı kredi kartı ile yaptığı harcamalardan kaynaklanan 12.308.-TL tutarındaki banka alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından davalı tüketiciye kredi kartı tahsis edildiği, davalının kredi kartı ile yaptığı harcamaları ödememesi üzerine davacı bankanın davalı hakkında icra takibi başlattığı, takipte 11.345,85 TL’nin işleyecek yıllık %30,24 temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davalının alacaklı bankaya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek borca, ferilerine ve faizine itiraz etmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Bursa 11. İcra Dairesi’nin 2014/4652 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin (11.015,53 TL) asıl alacak tutarı üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 30,24 temerrüt faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi kartı borcundan kaynaklanan alacak davasıdır.
Dava, genel hükümlere dayalı alacak davası olarak açılmış olup yerel mahkemece 6100 sayılı HMK 26 maddesi açık hükmüne rağmen talep dışına çıkılarak itirazın iptali yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Bu hal HMK 297 maddesi hükmüne de aykırı olup kararın mümeyyiz davacı lehine re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebeb ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davacı lehine re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.