Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4730 E. 2021/1918 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4730
KARAR NO : 2021/1918
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 28.03.2011 tarih ve 2010/889-2011/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı ve dava dışı ağabeyi … aleyhine bono nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonoda davacının imzasının bulunmadığını, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, kendisinin Denizli’de oturduğunu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ olduğunu, davacının icra dosyasından maaşından haciz yolu ile kesinti yapılması nedeni ile haberdar olduğunu belirterek icra dosyası yönünden borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin usulüne uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı vekilinin davacının Denizli’de ikamet ettiğini bildirerek Denizli Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davacının imza örneklerinin alınmasını talep ettiği, Denizli Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak çıkartılacak davetiyeye, “davalının imza örnekleri alınacağından, duruşma gün ve saatinde mazeretsiz bir şeklide hazır olmadığı, mazereti olup da mazeretini mahkemeye bildirilmediği veya duruşmaya katılıp da imza örneklerini vermediği takdirde imza inkarından vazgeçmiş sayılacağı” ihtarının yazılmasının istendiği, talimat mahkemesince bu meşruhatı içeren davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, davalının mazeretsiz bir şekilde duruşmaya katılmadığı, davacının imza inkarından vazgeçmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle HMK. 211. maddesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davacının, avalisti olduğu, kambiyo senedindeki imzaya itirazı nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin 27.12.2010 tarihli oturumunda verilen ara kararları üzerine, davacı vekili 07.03.2011 tarihli dilekçesi ile davalının, tatbike medar imzalarının bulunduğu kurum ve kuruluşları bildirmiş,
Davacının huzurda imzası alınmak üzere Denizli Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine, talimat mahkemesince duruşmaya katılarak imza örneği vermesi, aksi halde imza inkarından vazgeçmiş sayılacağına ilişkin tebligat çıkarılmış, tebligatın usulüne uygun yapılmasına rağmen davacının duruşmaya katılarak imza örneklerini vermemesi nedeniyle talimatın bila ikmal mahalline iadesi sonucu yerel mahkemece 28.03.2011 tarihli oturumda, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkeme kararı oy çokluğu ile onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 211 maddesinde sahtelik incelemesinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta mahkemece sadece davacının tatbike medar imzasının alınmasına tevessül edilmiş, tebligata rağmen davacının imzasının alınacağı oturuma gelmemesi nedeniyle başkaca delil ve araştırma cihetine gidilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm tesis edilemez.
Davacı vekili 07.03.2011 tarihli dilekçesi ile davacının tatbike medar imzalarının bulunduğu kurum ve kuruluşları bildirmiş olup, mahkemece bu belgeler ilgili yerlerden getirilerek dava konusu bono üzerinde grofolog bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişi tarafından ihtiyaç duyulması durumunda davacının huzurda imza örneklerinin alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Sadece davacının imzasının alınarak diğer tatbike medar imzalar temin edilmeden bilirkişi incelemesi yapılması hükme yeterli değildir.
Kaldı ki bu belgeler, davanın niteliği gereği mahkemece re’sen toplanacak delillerdendir.
Bu itibarla, davacıya tatbike medar imzasını vermesi, aksi halde bono içeriğini ikrar etmiş sayılacağına ilişkin ara kararı ve tebligata hukuki bir değer izafe etmek mümkün değildir.
HMK 211 maddesi hükümlerine uygun şekilde sahtelik incelemesi yapılmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.