YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4796
KARAR NO : 2020/4790
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEŞEN
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2016 tarih ve 2014/773- 2016/361 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili; davacı banka ile davalı asıl borçlu İpek Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş. arasında toplam 800.000,00 USD ve 188.990,00 TL limitli 12 adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, ticari kredi borçlarını ödememesi nedeniyle hesaplarının kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine borçluların davacı bankaya krediye teminat olarak verdikleri gayrimenkul ipotekleri üzerinden Denizli 4. İcra Müdürlüğü’nün 1998/1984-1985-1986-1987-1988-1989-1990-1991 esas dosyaları ile takipler yapıldığı, takipler neticesinde bir kısım gayrimenkullerin satılmış olduğu, tahsilatların borçtan mahsup edildiği, icra dosyalarında rehin açığı belgesi alındığı ve 16.01.2007 tarihinde davaya konu Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/191 esas, 2007/192 esas ve 2007/194 esas dosyalarında borçlu firma ve kefillerinin sorumluluk miktarlarına göre tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız takibe geçildiği, takibe borçlular vekilleri aracılığı ile itiraz edildiği, itiraz üzerine takiplerin durduğunu, davaya konu Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/192 esas dosyası ile yapmış oldukları takibe borca ve faize itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/462 esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/191 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları takibe, borca ve faize itirazlarının iptali ile takibin devamına, yersiz itiraz sebebiyle takip durduğundan alacağın %40’ı oranından az olmamak kaydıyla davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/463 esas sayılı dosyada davacı vekili; davalıların Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/194 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları takibe, borca ve faize yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamını, haksız itiraz sebebiyle takip durduğundan, alacağın % 40’dan az olmamak kaydı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davalıların davacıya olan borçları ödediği, ipoteklerin paraya çevrildiği, davacı bankaca yapılan tahsilatlarda hatalı hesaplama yapıldığı, yapılandırmalarda davalıların müzayaka halinden faydalanılarak boş bırakılan faiz oranlarının el ile doldurularak bazı takiplerde %155 bazılarına %230 olarak talep edilen faiz oranlarının fahiş talep olduğu, davacıya verilen senetlerin davacının basiretsizliği sonucu tahsile konu edilmemesi veya tahsil edilmemesinden davalıların sorumlu tutulması mümkün olmadığı, alacakların zamanaşımına uğradığı ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, döviz kredisinden kaynaklanan alacaklarda bankanın ilgili genelgesindeki faiz oranı üzerinden talepte bulunmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, yabancı para borçlarının ifasında temerrüd halinde istenecek temerrüd faizi işin adi veya ticari olmasından bağımsız olarak yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı esas alınacağı, borçlu ve kefillerin genel kredi sözleşmesindeki %155 oranındaki faizin sözleşme imzalandıktan sonra banka tarafından doldurulduğu yönünde aksini ortaya koyacak bir delil ve belge bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalılar hakkında yürütülen Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/192 esas sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile takibin 143.450,60 USD asıl alacak, 198.323,55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 341.774,15 USD alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranı uygulanmak suretiyle ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takibin devamına, koşullar oluşmadığından icra inkaz tazminatı ve kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; birleşen 2007/462 esas sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkında yürütülen Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/191 esas sayılı dosyasına konu itirazlarını kısmen iptali ile takibin 333.342,60 USD asıl alacak, 428.697,15 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 762.039,75 USD alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa kamu bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranının uygulanması suretiyle ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takibin devamına, koşullar oluşmadığından icra inkaz tazminatı ve kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen 2007/463 esas sayılı dosyasında görülen davanın kısmen kabulü ile; davalılar hakkında yürütülen Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/194 esas sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile takibin 36.893,46 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra takiplerinden Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/191 ve 2007/192 esas sayılı dosyalarında döviz üzerinden, Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/194 esas sayılı dosyası ise Türk Lirası üzerinden icra takibine geçilmiştir. Davacı banka Denizli 2. Noterliğinin 50910 yevmiye sayılı ve 17.11.1997 tarihli hesap kat ihtarında döviz bazlı kredileri de TL’ye çevirmek suretiyle tüm kredi sözleşmelerinde alacağını TL olarak istemiş olup alacaklı banka tercih hakkını TL yönünden kullanmış olması nedeniyle artık bu tercih hakkından dolayı döviz üzerinden icra takibinde bulunamaz. Mahkemece hesap kat tarihi itibariyle her 3 icra dosyasındaki kredi borcunun TL olarak hesaplattırılarak, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan dönem için taraflar arasında akdedilen TL üzerindeki kredi için uygulanması kararlaştırılan temerrüt faiz miktarının bulunarak, Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/194 esas sayılı dosyasında davacı sadece faiz istemiş olmakla davacının faiz alacağının belirlenerek faize faiz istenemiyeceği gözetilerek bir hüküm kurulması gerekir. Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/191 esas ve 2007/192 esas sayılı takipleri ise döviz üzerinden yapılan takipler olduğundan bu takiplerle ilgili olarak temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yukarıda belirtilen şekilde temerrüt faizi hesaplanarak takip tarihi itibariyle TL’ye çevrilen asıl alacağın sözleşmede belirlenen temerrüt faizinin ödeme tarihine kadar uygulanması ve buna göre hesaplattırılacak alacağın mahkemece alınacak ek bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekir.
Alacak likit olması nedeniyle mahkemece hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi doğru görülmemiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler üzerinden ek bilirkişi raporu alınarak toplanan deliller doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalılara iadesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.