Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4803 E. 2020/4145 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4803
KARAR NO : 2020/4145
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2016 gün ve 2013/12 – 2016/159 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.04.2018 gün ve 2016/16654 – 2018/1949 sayılı kararı aleyhinde davalılar …, …, …, … ve Dampa İplik Ür. Teks. Amb. Su Meş. Paz.ve Tic. A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalılar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede belirtilen kira ödemelerinin kiracı ve müşterek borçlular tarafından yapılmadığını, borcun ödenmesinde güçlük yaşanması nedeniyle tadil sözleşmeleri düzenlendiğini, çekilen ihtarlara rağmen borcun ödenmediğini, davacının alacağının tahsil edilemediğini ileri sürerek, alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, …, …, …, … vekili, davacı şirketin davalıların zor durumundan istifade ederek fahiş miktarlı faiz oranlı tadil sözleşmelerini imzalattığını, davacıya 2.100.000 Euro ödeme yapıldığını, dava konusu asıl finansal kiralama sözleşmesi ile tadil sözleşmelerinde kefillerin kefalet miktarlarının açık ve net olarak belirtilmediğini, bu nedenle borçtan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, verilen bu karar Dairenin 2016/16654 esas ve 2018/1949 karar sayılı, 10.04.2018 tarihli kararı ile onanmıştır. Onama kararı hakkında bir kısım davalılar vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Sözleşme tarihine göre taraflar arasında uyuşmazlığa 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir.
Davacı dava tarihinden önce İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesine malın iadesi davası açmak suretiyle fesih iradesinde bulunmuş olup, dava konusu sözleşmenin dava tarihinden önce feshedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığa 3226 sayılı Kanun’un 25. maddesindeki sözleşmenin feshinin sonuçları başlıklı hükmün uygulanması gerekir. Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde kiracı malı iade ile birlikte vadesi gelmemiş finansal kiralama bedellerini de ödeme yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle davacı vadesi gelmiş ve gelmemiş finansal kiralama bedellerini talep etme hakkına sahiptir. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüde ilişkin 21. maddesinde belirtildiği üzere, vadesi belirli olan kira bedellerinin vade tarihinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren sözleşmede belirtilen temerrüt faiz oranlarının uygulanacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/2. maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmalarıyla belirlenmiş ise bugünün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Bu durumda ödenmeyen kira bedelleri için vade tarihinden, vadesi gelmemiş kira alacağı için ise dava tarihinden itibaren sözleşmede belirtilen temerrüt faiz oranları ile birlikte faiz istenebilir. Davalılar taraflarınca yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığı iddiasında bulunulmuş ancak mahkemece söz konusu itirazların karşılanması için bilirkişiden yeniden ek rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu da denetime elverişli olmayıp yeterli inceleme içermemektedir. Bu nedenle hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ve davalının ödeme iddiası ile ilgili olarak inceleme yaptırılarak itirazları karşılar şekilde denetime açık gerekçeli rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Dairece mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken onanması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalılar Dampa İplik … A.Ş, …, …, … ve … vekillerinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire’nin onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Dampa İplik … A.Ş, …, …, … ve … vekillerinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairenin 2016/16654 esas ve 2018/1949 karar sayılı, 10.04.2018 tarihli onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.