YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/481
KARAR NO : 2020/4619
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.12.2017 tarih ve 2017/151 E. – 2017/607 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.11.2019 tarih ve 2018/1759 E. – 2019/1238 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın 2015/93608 sayı ile başvuru yaptığı “SanTTral” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-a, c, d, e, f bendleri uyarınca tanımlayıcı olup tescil edilemeyecek işaretlerden olduğunu, davalı işaretinde kelime iki T ile yazılmış olsa da santral olarak algılanacağını, fazladan kullanılan T harfinin işarete görsel, anlamsal ve telafuz olarak bir ayırt edicilik katmadığını, ibarenin 09. sınıf mallar bakımından tanımlayıcı olduğunu, davalı şirketin kötüniyetle ve tekel oluşturmak maksadı ile tanımlayıcı ibarelere TT harflerini getirerek hukuka aykırı tesciller aldığını, Santral kelimesinin bir sisteme verilen isim olduğunu bir kişinin tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-719 sayılı YİDK kararının iptaline ve marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Patent ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalı şirkete ait santral ibareli markanın KHK’nın 7. maddesi kapsamında tescili mümkün bir marka olduğunu, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, “SanTTral” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-a ve 5. maddeleri anlamında ayırt edici nitelikte olduğu, “SanTTral” ibaresinin başvurusu kapsamında yer alan “telefon santralleri” dışında 09 ve 16. sınıf malların tamamı bakımından ayırt edici nitelikte olduğu, ancak 09. sınıfta yer alan telefon santralleri bakımından 7/1-c ve d bentleri kapsamında marka olamayacak işaretlerden kabul edilebileceği, işaretin, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak nitelikte olmadığı, davacının kötüniyet iddiası bakımından herhangi bir delil sunmadığı, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının sadece 09. sınıfta yer alan “telefon santralleri” bakımından oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nin 2017-M-719 sayılı kararının 9. sınıfta yer alan “telefon santralleri” mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2015/93608 sayılı markanın 9. sınıfta yer alan “telefon santralleri” mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.