YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/482
KARAR NO : 2020/4621
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2017 tarih ve 2016/52 E- 2017/130 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1581 E- 2019/1117 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2015/02421 sıra numarası ile davalı Kuruma tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine diğer davalı şirketin başvuruya itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından itirazın kısmen kabulüne karar verilerek bir kısım tasarımların iptaline karar verildiğini, oysa iptaline karar verilen tasarımlar ile davalıya ait mesnet tasarımlar arasında benzerliğin söz konusu olmadığını, müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nin 2014-T-929 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu tasarımlar ile müvekkili şirkete ait tasarımlar arasında ayırt edici bir farklılık bulunmadığını, tasarımlar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıya ait 2015/02421-1,2,3,4,5,6,7 numaralı tasarımların, davalıya ait 2013/02977- 7, 8, 9, 10, 11 numaralı tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadıkları, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar iptali istenen YİDK kararının davacıya tebliğine ilişkin belge dosyaya getirtilmemiş ise de anılan kararın tarihine göre davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, içinde tasarım uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan raporda, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadıklarının açıklandığı, işbu bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dolayısıyla anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.