YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4903
KARAR NO : 2021/1425
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2015/1510 E- 2018/363 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.01.2019 tarih ve 2018/1060 E- 2019/71 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, takibe konu olan bononun davacı kooperatif yetkilileri tarafından boş olarak imzalanarak teminat amacıyla davacı kooperatif üyelerinin mazot alabilmeleri için davalı şirkete verildiğini, senet arkasında bulunan ciro imzalarının kooperatif yetkililerine ait olmadığını,davacının takip konusu bonoda belirtilen miktar yönünden davalıya hiçbir borcunun olmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen bononun davalıya ait benzin istasyonunda davacı kooperatif ile üyelerine satılan akaryakıt bedellerine ilişkin veresiye mazot fişlerine istinaden borç mutabakatı yapıldıktan sonra düzenlendiğini, bu mazot fişlerinden de anlaşılacağı üzere davacıların borç miktarını bildiklerini, iddialarının aksine açığa verilen veya teminat olarak tanzim edilen bir bononun bulunmadığını, haksız ve hukuk dışı maddi olaylara aykırı iddialara dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın takip dosyasına konu bonoda cirolarının olmadığını, imzalarının taklit edildiğini belirttikleri, 03.04.2017 havale tarihli raporda, imzaların … ve … eli ürünü olduğunun tespit edildiği, C. Başsavcılığında aldırılan bilirkişi raporu ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda da imzaların … ve …’ye ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince 15.11.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile takip konusu bonodaki ciro imzalarının davacı kooperatif yetkililerine ait olduğu tespit edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, senet davalıya ciro yoluyla geçmiş olup temel ilişkide bizzat davacı kooperatif alacaklı, imzaya itiraz eden davacı kooperatif yöneticileri ise borçlu görülmekte olup temel ilişkiye ait defilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.