YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4950
KARAR NO : 2021/1851
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.05.2018 tarih ve 2017/236 E. – 2018/399 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2018/1755 E. – 2019/882 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3464 esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden çeklerin davacı tarafından, çeklerin keşidecisi olan dava dışı Aymer End. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olarak imzalandığını, çeklerde tek imza olduğunu ileri sürerek, davacının çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasında hukuki yarar olmadığını, davacının icra takibinde borca itiraz ettiğini yargılamasının Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/456 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, icra takibine konu çeklerin keşideci dava dışı şirketin yetkilisi olarak davacı tarafından imzalandığının anlaşıldığı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, keşideci kısmında şirket yetkilisi olan davacının isminin de yazılı olmasının davacının şahsen sorumlu olduğunu göstermeyeceği ve aval olarak da değerlendirilemeyeceği, yargılama sonucunda davacı hakkındaki takibin haksız olduğunun sabit olduğu, davalının davacının çekleri imzalayıp ayrıca ismini de yazmış olması nedeniyle davacı hakkında takip başlatmasının kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3464 esas sayılı dosyasında takibe dayanak çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.