YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4955
KARAR NO : 2021/2159
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.01.2018 tarih ve 2016/341 E. – 2018/44 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.05.2019 tarih ve 2018/1111 E. – 2019/553 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Mimataş… A.Ş. ile iplik satışı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden Mimataş… A.Ş. tarafından 565.100,00 USD bedelli proforma fatura düzenlendiğini, davacıya satılan iplik bedeli için davacının kabul veren muhatap, Albaraka Türk Katılım Bankası’nın aval veren, dava dışı Mimataş … A.Ş. keşideci ve lehtar olduğu, keşide yeri Kayseri olan, 27.02.2008 keşide tarihli, 30.10.2008 vade tarihli 565.100 USD bedelli dava konusu poliçenin düzenlendiğini, Mimataş … A.Ş.’nin proforma faturadaki muhtemel alacağını ve poliçeyi 29.02.2008 tarihli temlik sözleşmesi ile alacağın temliki yoluyla davalıya temlik ettiğini, Mimataş… A.Ş. tarafından ipliklerin davacıya gönderilmemesi sebebiyle menfi tespit davası açıldığını, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/220 esas ve 2010/184 karar sayılı dosyası ile diğer poliçe ile dava konusu poliçenin bedelsiz olduğuna, davacının dava dışı Mimataş… A.Ş.’ye poliçelerden dolayı borcu olmadığının tespitine, aval veren banka tarafından haricen davalıya ödemesi yapılan poliçe bedelinin Mimataş… A.Ş.’den istirdatına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı bankaya bu davanın ihbar edildiğini, dava dışı Mimataş… A.Ş.’nin iflasına karar verildiğini ve alacağın tahsil edilemediğini, aval veren Albaraka Türk Katılım Bankası tarafından 30.10.2008 tarihinde poliçe için ödeme yapıldığını, davacı tarafından da bu tutarın aval verene ödendiğini, davalının poliçeyi ciroyla değil alacağın temliki yoluyla devraldığından şahsi defilerin davalıya da ileri sürülebileceğini, bu bağlamda poliçenin bedelsiz olduğunu, poliçe bedelinin tahsili için icra takibi olmadığından genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre içerisinde bu davanın açılabileceğini ileri sürerek, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/220 esas ve 2010/184 karar sayılı ilamının tahsilinde tekerrür olmamak üzere 565.100,00 USD’nin 30.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD cinsi bir yıl vadeli mevduata en yüksek banka döviz mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı bankadan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki niteliğinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan alacak davası olduğunu, davanın, olaya uygulamnması gereken 818 sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu poliçenin bedelsizliğine dayalı olarak davacı tarafından açılan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/220 esas ve 2010/184 karar sayılı ilamının 12.10.2010 tarihinde kesinleştiğini, davacının bu tarih itibariyle sebepsiz zenginleşmeden haberdar olduğunu, davaya konu poliçenin ciroyla davalıya devredildiğini, davalı bankanın poliçeyi iyiniyetli olarak ciro yolu ile teslim aldığını, iyi niyetinden dolayı haklarının korunması gerektiğini, davalı bankanın taraf olmadığı bir sözleşmeden mal alım satımından kaynaklanan hukuki ilişkiden doğan ihtilafları bilebilecek durumda olmadığını, bu ihtilafların iyi niyetli 3. kişi konumundaki bankayı bağlamayacağı belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, dava konusu poliçenin düzenlenmesine esas iplik alımına ilişkin edimin tam ifa edilmediği, teslimi taahhüt edilen emtianın kısmen tesliminin yapıldığı ve teslim edilmeyen kısım itibariyle dava konusu poliçenin bedelsiz kaldığı iddiasıyla, poliçenin keşidecisi ve lehdarı Mimataş… A.Ş. aleyhine borçlu olmadığının tespiti istemiyle Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı Mimataş… A.Ş.’ye dava konusu poliçeden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının temlik yoluyla poliçeyi devraldığı ve bu şekilde kambiyo senedine hamil olduğu, davalı, alacağın temliki yoluyla hamil sıfatını kazandığından davacının sözleşmenin tarafı dava dışı Mimataş…A.Ş.’ye karşı ileri sürebileceği def’i ve savunmaları davalıya karşı da ileri sürmesi mümkün olduğu, poliçenin bedelsiz kalması nedeniyle davacının ödediği poliçe bedelini davalıdan talep hakkı bulunduğu, açılan davanın niteliği ve alacağın 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 565.100,00 USD’nin 30.10.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; poliçenin davalı bankaya alacağın temliki yoluyla devredildiğinden bedelsizlik definin alacaklıya karşı ileri sürülebileceği, davanın dayanağı olan 29.02.2008 tarihli temlik sözleşmesinin mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 162 vd. maddelerinde yer alan alacağın temliki hükümlerine göre düzenlendiği, aynı Kanunun 125. maddesi uyarınca kanunda başka surette hüküm mevcut olmadığı takdirde her davanın 10 senelik zaman aşımına tabi olduğu, temlik tarihi olan 2008 yılından davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 81.204,26 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.