YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4985
KARAR NO : 2021/2615
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.01.2018 tarih ve 2016/1107 E- 2018/31 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.06.2019 tarih ve 2018/1659 E- 2019/1297 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirket Sermak Mermer Makinaları firmasıyla davalı Kuzeytaş firması arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya bir kısım avans çekleriyle ödemeler yaptıklarını, avans çeklerinin kötüye kullanımını engellemek amacıyla davacılar tarafından davalı şirkete dava konusu bononun verildiğini, ciro silsilesi itibariyle senedin davacı şirkette olması gerektiğini, davalı ile davacılar … ve …’ün hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, buna karşın davaya konu senette malen kaydı bulunduğunu belirterek davacıların borçlu olmadıklarının tespitini, % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddialarını senetle ispatlamak zorunluluğu olduğunu, davacıların borcun ödendiğine dair bir belge sunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, bono metnine göre, davalı şirketin yetkili hamil olduğu, davacı taraf, ciro silsilesinin bozuk olduğunu, davalı şirketin yetkili hamil olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşse de, ciro silsilesindeki bozukluk davacı şirket yönünden olduğu, davacı Sermak şirketinin senedin yetkili hamili olmadığı, bononun davalının ticari kayıtlarında yer almaması davalının hak sahipliğini sona erdirmeyeceği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun duruşma açılıp eksiklikle ikmal edildiği için davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davacıların istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,18.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.