YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5021
KARAR NO : 2021/3447
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2017 tarih ve 2015/265 E. – 2017/393 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 31.05.2019 tarih ve 2017/3430 E. – 2019/963 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında ATM cihazı alım satımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı tarafın sözleşme ekindeki teknik şartnamedeki cezai müeyyideler başlıklı hükmü dayanak göstererek davacıya performans cezaları uyguladığını, ceza bedellerinin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, şartnamedeki cezai müeyyideler başlıklı hükmün uygulama şekli olan formülün, şartname hükümleri ile çeliştiğini, yanlış uygulama nedeniyle davacının fazladan ceza ödemesi tahsil edildiğini ileri sürerek davalıya fazladan ödenen ceza tutarının istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu sözleşmenin ihale dökümanında yer alan sözleşme ve eki şartnamelerden kaynaklandığını, ihaleye ilişkin şartname ve eklerin ilgililerin inceleyebilmesi için yayınlandığını, davacının cezai müeyyide uygulamasına ilişkin hükmü ve formülü bilerek sözleşme imzaladığını, ilgili hüküm ve formülde şartname esaslarına aykırılık teşkil eden bir durum olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında 02.11.2011 tarihli sözleşme imzalandığı, davalı tarafça sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 11.7’nci maddesi gereğince davacı şirket hakkında ceza tahakkuk ettirildiği, sözleşmenin 11.5’nci maddesine göre Pttmatiklerin kullanılabilirlik oranları, PTT ve/veya hizmet sağlayıcı tarafından izlenerek belirlenen aylık performans durumuna göre davacı yükleniciye ceza kesildiği, kesilecek cezanın ise performansı oranının %97’nin altında olduğunda hesaplandığı, madde 11.7’de belirtilen “Planlı kesintiler ile 1. seviye ikmal hizmetleri için geçen süreler gerçekleşen ceza performans hesaplarına dahil edilmeyecektir.” ifadesinin formül ile çelişmediği ve net olduğu, yükleniciye kesilen ceza hesabında matematiksel formül açısından bir hata olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan rapora göre davalı tarafça tahakkuk ettirilen cezaların tararflar arasındaki teknik şartnamenin 11.7’nci maddesine uygun olarak hesaplandığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesince belge ve delillerin toplanarak usul ve yasaya uygun karar verildiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.