YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5094
KARAR NO : 2021/7193
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.06.2018 tarih ve 2017/223 E- 2018/328 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1605 E- 2020/133 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Büyükşehir Belediyesinin kurulmasıyla ortadan kaldırılan belde belediyesi olan Gökçe Belediyesinin Su ve Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı tarafından kanalizasyon hattı için mal alımına ilişkin olarak düzenlenen ihaleye katıldığını ve kazandığını, davacının sözleşmede kararlaştırılan malları ve faturayı belediyeye teslim ettiğini, Gökçe Belediyesi tarafından 07/08/2012 tarihinde ödeme emri düzenlenerek davacının hakedişinin bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ise ödenmediğini, ödeme emrinin düzenlendiği 07/08/2012 tarihinde takip konusu alacağın muaccel hale geldiğini, bu nedenle icra takibinde alacağa bu tarihten itibaren faiz işletildiğini, müvekkili alacağını tahsil edemeden Gökçe Belediyesi’nin kapatıldığını, Mardin Büyükşehir Belediyesinin ve Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak Mardin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğünün kurulmasıyla müvekkilinin alacağının davalı Mar- Su’ ya devredildiğini, müvekkili şirketin alacağın ödenmesi için Kızıltepe 1. Noterliği aracılığıyla davalıya ihtarname gönderdiğini, ancak davalının ihtarnameye cevap vermediğini ve ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı şirket hakkında Mardin İcra Müdürlüğü’nün 2017/3532 takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra ödeme emrine konu alacak ve ekinde sunulan faturaların incelenmesinde müvekkili Marsu Genel Müdürlüğü’nü borçlu gösteren herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığını, aksine mülga Gökçe Belediyesi’nce imzalanmış faturaların tespit edildiğini, bu nedenle ödeme emrine itiraz edilmesinde hukuka aykırılık veya kötüniyetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile Gökçe Belediyesi arasında kanalizasyon hattı için mal alımına ilişkin yapılan ihale neticesinde davacının edinimini yerini getirdiği, dava dışı Gökçe Belediyesi tarafından bir kısım ödeme yapıldığı ancak sonrasında Büyükşehir Belediyesinin kurulması nedeniyle Gökçe Belediyesinin kapatıldığı, davaya konu alacağın kanalizasyon hattından kaynaklanması nedeniyle Mardin Büyükşehir Belediyesi ile birlikte kurulan ve ayrı tüzel kişiliği olan Mardin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğüne devredildiği, davaya konu hakediş alacağının 72.687,00 TL olduğu, icra takibinden önce ihtarname ile 11/03/2017 tarihinde davalı kuruluşun temerrüde düşürüldüğü, davalı kuruluşun aleyhine yapılan icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Mardin İcra Müdürlüğünün 2017/3532 esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın asıl alacak 72.687,00 TL, işlemiş faiz 748,73 TL, olmak üzere 73.435,73 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (72.687,00 TL) %20’si üzerinden belirlenen 14.537,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tüzel kişiliği kaldırılan Gökçe Belediyesi’nden 72.687,00 TL alacaklı olduğunun ve Gökçe Belediyesi’nin hak ve borçlarının davalı Marsu Genel Müdürlüğü’ne devredildiğinin sabit olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.762,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,
1/e maddesinde de “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı” düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır.
Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.