Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/510 E. 2021/4467 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/510
KARAR NO : 2021/4467
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2016 gün ve 2016/962 – 2016/764 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.10.2019 gün ve 2018/5193 – 2019/6632 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1974-1976 yıllarında aynı zamanda yetkili bayiliğini yaptığı, davalı şirkete ortak olduğunu, fakat davalı şirketin işleyişi ile ilgili toplantılar ve toplantılarda alınan kararların müvekkiline bildirilmemesinden dolayı, müvekkilinin ortak olduğu dönemdeki hisse adedinin bu gün itibariyle kaç adet hisse ve sermaye payına tekabül ettiğinin tespit edilemediğini, şirkete ait karar ve pay defterinin incelenmesi için talepte bulunulmuş ise de, şirket kayıtlarının incelenmesi için izin verilmediğini, davalı şirketin 06.05.1994 tarihinde şirket antetli kağıdı ile şirket kaşe ve imzası altında gönderdiği belgede, müvekkilinin 4 hisseye sahip olduğunun aynı zamanda kârdan payına düşen miktarın cari hesaba alacak olarak işlendiğini belirten belge verdiğini ileri sürerek davacının davalı şirkette bulunan hisselerinin durumunun ve bu hisseler için davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu kâr payının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin hamiline hisse senedi niteliği taşımadığı, nama yazılı yada çıplak pay olarak düşünüldüğünde ise, pay defterlerinde davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuşur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.